Esas No
E. 2013/9117
Karar No
K. 2013/23460
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

2. Hukuk Dairesi         2013/9117 E.  ,  2013/23460 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Çayırlı Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi

TARİHİ :3.10.2012

NUMARASI :Esas no:2011/77 Karar no:2012/76

Taraflar arasındaki "boşanma" ve "karşı boşanma ile ziynet alacağı" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-karşı davacı (kadın) tarafından; karşı dava hakkında hüküm kurulmamış olması, nafaka ve tazminatlar ile ziynetler yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1.Dava, koca tarafından 22.8.2011 tarhinde açılmış, dava dilekçesi davalıya 25.8.2011 günü tebliğ edilmiş, davalı on günlük cevap müddetinden (HUMK.m.195/1) sonra 28.9.2011 tarihinde davaya cevaplarıyla birlikte karşı boşanma davası açmıştır. Cevap ve karşı boşanma davasını ihtiva eden dilekçesinde, boşanma ile birlikte, yoksulluk nafakası, maddi ve manevi tazmiant ile 17.600 TL tutarındaki ziynet ve ev eşyalarının aynen iadesini, olmadığı takdirde bedellerinin yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini de istemiştir. Karşı davaya ilişkin maktu dava harcını 17.10.2011'de, ziynetler ve ev eşyalarına ilişkin talebi bakımından nispi peşin harcı 19.10.2011'de yatırmıştır. Mahkemece, "usulüne uygun, süresinde harcı ödenerek açılmış bir karşı dava bulunmadığı" gerekçesiyle "davalının boşanma, nafaka, ziynet ve ev eşyaları talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir.

Davalı, karşı davasını esas dava hakkındaki cevap layihasını bildirmek suretiyle ikame edebilir (HUMK.m.203). Esas dava hakkındaki cevabını ise, dava dilekçesinin kendisine tebliği tarihinden itibaren on gün veya hakim tarafından bir süre tayin edilmiş ise o süre içinde mahkeme kalemine bildirmek zorundadır (HUMK.m.195/1). Bu yasal düzenlemelere göre, karşı davanın esas hakkındaki cevap dilekçesiyle birlikte, dava dilekçesinin tebliğinden itibaren on gün içinde açılması gerekir. Davalının karşı davayı ihtiva eden esas dava hakkındaki cevabını, on günlük yasal süreden sonra verdiği, dolayısıyla karşı davanın süresinde ikame edilmediği doğrudur. Ne var ki süresinden sonra da olsa harcı ödenerek açılmış bir karşı dava mevcuttur. Bu halde karşı davanın usulen tefrik edilmesi gerekiyor ise de, karşı dava da boşanmaya ilişkin olduğuna göre, aralarındaki bağlantı sebebiyle her iki davanın birlikte görülmesi ve tahkikatının birlikte yürütülmesi usul ekonomisine uygun düşeceğinden tekrar birleştirilmesi gerekecektir. Bu bakımdan süresinden sonra ikame edilmiş olsa bile, diğer taraf açıkça bu hususu ilk itiraz olarak (HUMK.m.187/8) ileri sürmedikçe, karşı davanın esas dava ile birlikte görülmesine engel yoktur. Bu sebeple davalı tarafından cevap layihasıyla ikame edilen karşı dava hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Hal böyle olmakla birlikte, davalı-karşı davacı (kadın), kocanın davasının kabulü suretiyle verilen boşanma hükmünü temyizinin şümulü dışında bıraktığından, bu yön usulen kesinleşmiş, karşı davadaki boşanma talebinin esası hakkında bir karar verilmesine de ihtiyaç kalmamıştır. Bu böyle olmakla birlikte, karşı davadaki boşanma talebi konusuz kalsa bile, hakim davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumlarına göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedecektir. Kaldı ki, karşı dava ile ziynetler ve ev eşyaları da talep edilmiştir. Öyleyse, davalı-karşı davacı (kadın)'ın karşı boşanma davası içindeki ziynetlere ve ev eşyalarına ilişkin talebinin esası incelenip, sonucuna göre olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi ve yargılama giderleri ile vekalet ücreti karşı davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre takdir ve tayin edilmelidir. Bu husus nazara alınmadan, karşı dava ile ilgili yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.

2.Davalı-karşı davacının, cevap dilekçesindeki boşanmanın fer'isi niteliğindeki maddi (TMK.m.174/1) ve manevi (TMK.m.174/2) tazminat talepleri ve yoksulluk nafakası (TMK.m.175) isteği, harca tabi değildir. Boşanma davasının yerel mahkemedeki yargılaması sırasında usulünce ileri sürülmesi koşuluyla sözlü veya yazılı olarak istenebilir. O halde, davalı-karşı davacı (kadın)'ın bu talepleri hakkında bir hüküm kurulması gerekirken, bu husus nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.

SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma sebeplerine göre tazminatlar nafaka ve ziynet ve ev eşyalarının esasına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 10.10.2013 (Prş.)

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog