2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2013/10109 E. , 2013/23642 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Adana 4. Aile Mahkemesi
TARİHİ :29.01.2013
NUMARASI :Esas no:2012/478 Karar no:2013/92
Taraflar arasındaki "boşanma" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı(koca) tarafından; velayetler, nafakalar ve tazminat miktarları yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2.Tarafların müşterek çocuklarından Tuğba 1996, N.1998, U.2000, Ö.ise 2001 doğumludur. Mahkemece "tarafların ayrılmaları sonrası davacı annelerinin yanında kaldıkları, yaş durumları itibariyle ana bakım ve şefkatine muhtaç durumda bulunmaları" gerekçesiyle tamamının velayetleri anneye bırakılmıştır. Kuşkusuz velayetin düzenlenmesinde, çocukların üstün yararı, ana ve babanın isteklerinden önce gelir. Çocukların tamamı idrak çağındadır. Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin 12. ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi'nin 3. ve 6. maddeleri uyarınca; iç hukuk tarafından çocuğun idrak gücüne sahip olduğunun kabul edildiği durumlarda, çocuğun, adli merci önündeki kendilerini ilgilendiren davalarda kendi görüşünü ifade etmesine müsaade edilmesi ve yüksek yararına açıkça ters düşmediği takdirde, ifade ettiği görüşe önem verilmesi gerektiği belirtilmektedir. Mahkemece çocuklara görüşlerini ifade etmeleri olanağı tanınmamış, velayet düzenlemesine esas olmak üzere herhangi bir uzman incelemesi de yaptırılmamıştır. Öte yandan, velayet düzenlenirken haklı sebepler bulunmadıkça kardeşlerin birbirlerinden ayrılmaması gerektiği de dikkate alınmalıdır. Öyleyse, mahkemece; çocuklara velayet ile ilgili tercihleri sorulmalı, olası sonuçlarından bilgilendirilmeli ve mahkeme nezdindeki aile mahkemesi uzmanlarından çocukların velayetine esas teşkil etmek üzere rapor alınmalı, tüm deliller birlikte değerlendirilerek, ebeveynlerden hangisinin yanında bulunmanın çocukların yararına olduğu saptanmalı ve düzenleme yapılırken kardeşlerin birbirinden ayrılmamaları ilkesi de gözetilerek hasıl olacak sonucuna göre velayet düzenlenmelidir. Açıklanan hususların üzerinde durulmaksızın eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.