2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2013/124 E. , 2013/23794 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Siirt Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :29.05.2012
NUMARASI :Esas no:2011/1271 Karar no:2012/1070
Taraflar arasındaki "boşanma, çeyiz ve para alacağı" davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı (koca) tarafından; boşanma davasının reddi ile çeyiz ve ziynet eşyası alacağına ve para alacağına ilişkin talebi hakkında karar verilmemesi yönünden, davalı (kadın) tarafından ise; birleştirme talebi hakkında karar verilmemesi ve vekalet ücreti yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 22.10.2013 günü duruşmalı temyiz eden davalı B.Ö.vekili Av. E. S.geldi. Karşı taraf temyiz eden davacı T.Ö. ile vekili gelmediler. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Davalar ayrı yargı çerçevelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise, bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren bununla bağlıdır (HMK md.166/2). Birinci dava; eşlerden Başak tarafından 27.6.2011 tarihinde Mudanya Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinde, ikinci dava ise diğer eş Talip tarafından 26.10.2011 tarihinde Siirt Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinde açılmıştır. Davalı kadın 28.5.2012 tarihli dilekçesi ile birleştirme talebinde bulunmuştur. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile birleştirme talebi ilk itiraz olmaktan çıkartılmış olduğuna göre mahkemece bu konuda olumlu ya da olumsuz karar verilmesi gerekirken bu hususun düşünülmemesi doğru olmamıştır.
2.Davacı koca, dava dilekçesi ile çeyiz ve ziynet eşyalarının iadesini talep etmiş, harcını da yatırmıştır. Davacı kocanın çeyiz ve ziynet eşyalarına ilişkin talebi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması da doğru değildir.
3.Davacı kocanın 22.000 TL'lik maddi tazminat talebi Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesinden kaynaklanmayıp, davalı kadının banka hesabına yatırılan paralar ile terk süresince davacının mesleğini gereği gibi yerine getirememesi sebebine dayanmaktadır. Bu istek, boşanmanın eki niteliğinde olmayıp, nispi harca tabidir. Yatırılan başvurma harcı tüm istekleri kapsar. Talep edilen tazminat üzerinden nispi peşin harç noksanlığının Harçlar Kanununun 30-32. maddeleri gereğince tamamlattırılması, harç tamamlandığı takdirde görev hususu da düşünülerek bir karar verilmesi gerekirken, bu hususta da olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırıdır.