2. Hukuk Dairesi
2. Hukuk Dairesi 2013/24639 E. , 2013/29655 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Gelibolu Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
TARİHİ :07.03.2013
NUMARASI :Esas no:2011/160 Karar no:2013/61
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı (kadın) tarafından kusur belirlemesi ve manevi tazminat yönünden; davalı (koca) tarafından ise tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2.Mahkemece "taraflar eşit kusurlu" kabul edilerek boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiştir.
Beyanı hükme esas alınan davalı tanığı Özcan'ın beyanı davalıdan aktarım niteliğindedir. Bu nedenle tanığın beyanına itibar edilemez ve beyanı kusur belirlemesine esas alınamaz. Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden davalı kocanın eşine sürekli şiddet uyguladığı, gerçekleşen bu durumda boşanmaya neden olan olaylarda davalı kocanın tamamen kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle iken tarafların eşit kusurlu kabul edilerek bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak davacı kadının manevi tazminat (TMK. md. 174/2) isteğinin reddi doğru olmamıştır.
3.Hakim, tarafların talep sonuçları ile bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez (HMK. md. 26/1). Davacının kendisi ve müşterek çocuk lehine hükmedilen nafakalar için yıllık artırım oranı belirlenmesi konusunda bir talebi bulunmamaktadır. Talep dışına çıkılarak nafakaların her yıl TÜFE oranında artırılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
4.Mahkemece aynen iade, aynen iade mümkün olmadığı takdirde bedellerine hükmedilen ziynet eşyalarının cinsi, sayısı ve değerleri hüküm fıkrasında ayrı ayrı gösterilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinin (2). fıkrasında: hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyunadırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği, aynı Yasanın 298. Maddesinin (2.) fıkrasında da, gerekçeli kararın, tefhim edilen hükme aykırı olamayacağı hükme bağlanmıştır. Bu düzenlemeye göre; Dava dilekçesi, bilirkişi raporu gibi herhangi bir belgeye atıf yapılarak hüküm kurulamaz. Gerek tefhim edilen ve zabıtla belirlenen kararda, gerekse buna uygun düzenlenmesi zorunlu gerekçeli kararda hüküm altına alınan eşyanın cins, nitelik, miktar ve değerlerinin ayrı ayrı gösterilmesi ve taraflara yüklenen borç ile tanınan hakkın infazda güçlük çıkarmayacak biçimde belirtilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
5.Mahkemece 01.03.2012 tarihli celse tarafların müşterek çocuğu Simay Onay'ın velayet hakkının kime verileceğine ilişkin olmak üzere tarafların ekonomik sosyal durumlarıda dikkate alınmak sureti ile rapor düzenlenmek üzere bir Sosyal Hizmet Uzmanı veya Pedagog görevlendirilmesi için Çanakkale Sosyal Hizmetler Kurumuna müzekkere yazılmasına, bilirkişiye 250,00 TL ücret taktirine, bilirkişi ücretinin davalı taraftan yatırılmasına karar verilmiş, bilirkişi ücreti 09.03.2012 tarihinde davalı tarafından yatırılmıştır. Yargılama giderlerine hükmedilirken davacı tarafından yatırılmayan bu ücretinde davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.