(Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/28536 E. , 2013/25549 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :... Mahkemesi
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkiline ... sözleşmesinin feshinden sonra ödenen işsizlik ödeneğinin iadesinin istenmesinin yerinde olmadığını ve eksik işsizlik ödeneği ödendiğini belirterek, davalı kuruma borçlu olmadığının tespitini ve eksik ödenen işsizlik ödeneğinin davalıdan ödetilmesini istemiştir. Davalı kurum ise, davacının işe başlatıldığının bildirilmesi üzerine davacıya fesihten sonra ödenen işsizlik ödeneğinin geri istendiğini ancak davacının ödemeyi yapmadığını, kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davada çözülmesi gereken uyuşmazlık, ... sözleşmesi feshedildikten sonra işsizlik ödeneği alan sigortalı işsizin, işe iade kararı ile işe başlaması halinde boşta geçen süre içinde aldığı işsizlik ödeneğinin iadesinin gerekip gerekmeyeceğine ilişkindir. 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu'nun genel gerekçesinde “İşsizlik sigortası bir ... veya işyerinde çalışırken, çalışma istek, yetenek, sağlık ve yeterliliğinde olmasına karşın tamamen kendi istek ve kusuru dışında işini kaybeden çalışanlara bir yandan yeni bir ... bulunmasına gayret edilirken, diğer yandan da bunların işsiz kalmaları nedeniyle uğradıkları gelir kaybını kısmen de olsa karşılayarak, kendisinin ve ailesinin zor duruma düşmesini önlemek amacıyla belli süre ve ölçüde ödemeyi kapsayan, sigortacılık tekniği ile faaliyet gösteren, devlet tarafından kurulmuş zorunlu bir sigorta koludur. İşsizlik sigortasının önemli unsurlarından birisi de işsiz kalan sigortalılara mesleklerine uygun, en son çalıştıkları işin çalışma ve ücret koşullarına yakın bir ... bulunamadığı takdirde meslek değiştirme ve yetiştirme eğitimlerinin verilmesidir. Sigortalı işsizlere, işsizlik ödeneği vermek suretiyle gelir sürekliliğini sağlamak işsizlik sigortasının bir yönünü oluşturmaktadır. Diğer bir yönü ise sigortalı işsizleri işe yerleştirmek ya da yeniden istihdam şansı elde edebilmeleri için gerekli olan meslek geliştirme, edindirme ve yetiştirme eğitimi vermektir. Bütün bunlar göz önüne alındığında işsizlik sigortası ile ... ve işçi bulma hizmetlerinin birbirinden farklı düşünülmesinin imkansızlığı ortaya çıkmaktadır. Sistemin amacı işsizlerin gelir kayıplarını bir ölçüde de olsa gidermenin yanı sıra ... gücünü sürekli, etkin ve verimli çalıştırarak insan gücü israfını en aza indirmektir.” açıklaması ile kanunun işsizlik sigortasının amacını kabul şekli açıkça belirtilmiştir.
Davanın kanuni dayanağını oluşturan 4447 sayılı Kanunun gerekçesinde belirtilen ilkelerde de açıklandığı üzere; işsizlik sigortasının ilk ve doğrudan amacının işsizlik riski ile karşılaşan sigortalı işsize gelir güvencesi sağlamak olduğu, böylece işçi ve ailesinin yaşam standartının yeni bir ... buluncaya veya eski işine dönünceye kadar korunmuş olacağı, sigortalı işsizin işe iade davasının devamı süresince fiilen işsiz kaldığı gözetildiğinde, işveren tarafından 4447 sayılı Kanunu'nun 51. maddesinde yazılı haller kapsamında ... sözleşmesi feshedilen sigortalı işsizin, feshin geçersizliğine karar verilerek işe başlatılması halinde, boşta geçen dönem içinde aldığı işsizlik ödeneğinin iadesinin mümkün olmadığının kabulü gerekir.
Öte yandan, 4857 sayılı ... Kanununun, 21/3. maddesindeki feshin geçersizliğine ilişkin kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için işçiye en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücreti ve diğer haklarının ödeneceğinin belirtilmiş olması da, anılan Kanun'un 20. maddesinde, işçi feshin geçersizliği talebiyle açacağı davayı fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde açacağı, ilk derece mahkemesi basit yargılama usulüne göre davayı iki ay içinde sonuçlandıracağı ve kararın temyizi üzerine Yargıtay’ca bir ay içinde kesin karar verileceği gözetilerek, yargılamanın en çok dört ayda tamamlanacağını öngörür. Ancak uygulamada ... yoğunluğu nedeniyle bu süre içinde davanın karara bağlanmasının mümkün olmadığı ve ... yargılamasına ilişkin sürecin dört ayı aştığı bilinen bir gerçektir. Kanundaki düzenleme ile feshin geçersizliğine dair karar alan işçinin, en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer haklarının hüküm altına alınarak korunmuş olması, yargılamanın bu süreleri aşması halinde kanunda getirilmiş bir yaptırım bulunmaması karşısında, yargılamanın uzamasının ve dört ay içinde karara bağlanamamasının olumsuz sonuçlarının sigortalıya yüklenerek ödenen işsizlik ödeneğinin iade edilmesi sonucuna varılması, 4447 sayılı Kanunun ve sosyal güvenlik ilkeleri ile bağdaşmaz.
Ayrıca, 4447 sayılı Kanun'un 50. maddesinde de, sigortalının kusurundan kaynaklandığı belirlenen fazla ödemelerin geri alınacağından bahsedilmekte olup, işsizlik ödeneğine hak kazanacak şekilde ... sözleşmesi feshedilen ve kendisine işsizlik ödeneği ödenen sigortalı işsizin kusurunun bulunduğundan da bahsedilemez.
Ne var ki, 4447 sayılı Kanun'un 52/b maddesine göre işsizlik ödeneği, işsiz kalan işçiye verilir ve bu ödeneği almakta olan kimsenin gelir getirici bir işte çalışmaması gerekir. Kanun koyucunun açıkça öngördüğü üzere, gelir getirici işte çalışma hali işsizlik ödeneği yönünden hak düşürücü niteliktedir. Feshin geçersizliğine dair mahkeme kararının kesinleşmesine kadar işe başlatılsın veya başlatılmasın işçiye çalıştırılmadığı süre için ödenen en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer haklardan, ... kazaları ve meslek hastalıkları ile işsizlik sigortası dahil olmak üzere tüm sigorta kollarına ait primlerin kesilmesi, primlerin işverence ödenmesi ve bu sürelerin hizmetten sayılarak işçinin prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gereklidir. İşçinin boşta geçen ve çalışılmış gibi kabul edilen en çok dört aylık süre içinde gelir elde ettiği, işsiz kalmanın sonuçlarının bu şekilde telafi edildiği gözetildiğinde, dört aylık süre için ödenmiş olan işsizlik ödeneğinin ... Kurumu'na iadesi gerekir. Aksinin kabulü çifte ödemeye sebep olacağı gibi, 4447 sayılı Kanun'un yukarıda açıklanan amacına da aykırılık teşkil eder.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının 26.07.2010 tarihinde ... sözleşmesinin işvereni tarafından feshedilmesi üzerine, 29.07.2010 tarihli dilekçesi ile işsizlik ödeneği talep ettiği, davacıya davalı kurumca 27.07.2010-31.03.2011 tarihleri arasında işsizlik ödeneği almaya hak kazandığının bildirildiği, bu arada davacının işe iade istemli davasının mahkemece kabulüne ilişkin kararın Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 15.11.2011 tarih ve 2011/11282 esas – 2011/4506 karar sayılı ilamı ile onanması üzerine işverence 27.01.2012 tarihinde tekrar işe başlatıldığı ve boşta geçen süre olan 27.07.2010 – 26.11.2010 tarihleri arasında işyerinde çalışmış gibi kuruma ek hizmet belgeleri verilerek ve sigorta primleri yatırılarak, davalı kuruma davacının işe başlatıldığının bildirildiği, bunun üzerine davalı kurumca davacıya ödenen işsizlik ödeneğinin davacıdan talep edildiği ancak davacının talep edilen miktarı ödemediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davacının işsizliğinin işe başlatılmakla sona erdirildiği, ilk fesih tarihinden itibaren geriye yönelik olarak dört aylık boşta geçen süreye ait ücret ve sosyal haklar ile Sosyal Güvenlik Kurumu primlerinin geriye yönelik ödendiğinden bu sürede işsiz kalmadığı, işsizliğin fesihten sonraki dört aylık sürenin bitimi olan 27.11.2010 tarihinden itibaren başladığı, davacının yeniden işe başladığı tarihe kadar başka bir yerde gelir getirici işte çalışmadığı, dolayısıyla davacının işsizlik ödeneğini 27.11.2010 tarihinden sonraki sekiz aylık süre olan 27.11.2010-27.07.2011 tarihleri arasındaki süre yönünden almaya hak kazandığı belirtilerek davalı kurumun talebinin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Somut olayda, hükme dayanak bilirkişi raporunda davacının işsizliğinin boşta geçen sürenin bitiminden sonraki tarihten itibaren başladığı değerlendirilerek davalı kurumca davacıdan istenen işsizlik ödeneği talebinin yerinde olmadığı değerlendirilmiş ise de, işverence davacıya boşta geçen süre ücreti ile sair tüm haklarının verildiği ve aynı dönemde davalı kurumca davacıya işsizlik ödeneği de ödendiği, böylelikle aynı dönem için mükerrer ödeme yapıldığı anlaşılmakla, dört aylık boşta geçen süre ücretinin ödendiği dönem bakımından, aynı dönemde ödenen işsizlik ödeneğinin davalı kuruma iadesi gerekeceğinden, bu dönem dışındaki ödeme için davanın kabulü gerekirken, tümden kabulü hatalı olmuştur.