(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/14663 E. , 2009/7339 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılar vekili avukat ... ile davacı ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıların vekili sıfatıyla, dava dışı şahısla yaptıkları inşaat sözleşmesine göre doğan uyuşmazlıklarda davalarını takip ettiğini, hukuki yardımlarda bulunduğunu, 8.1.1995 tarihinde ücret sözleşmesi yapıldığını, dava dışı Avukat ... ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmekte olan 1998/542 esas sayılı davaya kendisinin muvakatı alınmadan girmiş olması nedeni ile takip ettiği davalardan haklı olarak istifa ettiğini , sözleşme gereğince 5000 dolar maktu vekalet ücreti ile 75.490 dolar nisbi vekalet ücretinin tahsili için ayrı ayrı icra takibi yaptığını ileri sürerek, haksız itirazın iptali ile inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davacı avukatın, tüm davaları sonradan vekalet vererek davalara giren Avukat ... ile birlikte takip ettiğini, bu avukata herhangi bir itirazının bulunmadığını, bu şekilde bir uygulama varken avukat ... yanında duruşmalara giren avukat ... da rızasının bulunduğunun kabulü gerektiğini, bu nedenle istifanın haksız olduğunu, ayrıca Avukatlık Kanunu hükümleri gereğince sözleşmenin de geçersiz olduğunu savunarak, davanın reddini dilemişlerdir.
200814663.2009/7339 Mahkemece, davacı avukatın istifasının haklı olması nedeni ile, 4880 dolar maktu vekalet ücreti ile 626 YTL. KDV.üzerinden ve diğer icra takibi için de 50.000 dolar ve 3.632 YTL. % 15 oranında hesaplanan vekalet ücreti üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı tarafın aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Davacı avukatın, davalıların vekili olarak takip ettiği ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1998/542 esas sayılı dosyasında davalılar tarafından 19.4.1999 tarihinde avukat ...'e verilen vekalet ile avukat ... ile davacı avukatın birlikte 10.5.1999 tarihli celseye katıldıkları ve 17.5.1999 tarihli dilekçe ile bu dava dosyasına duruşmaya avukat ...'ün katılmasına muvafakat etmediğinden istifa ettiğini bildirdiği, yine takip ettiği 1996/404 esas ve 1998/485 esas sayılı dosyalarına da 11.5.1999 tarihinde istifasını bildirdiği, anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki 8.1.1995 tarihli sözleşmede; davacı avukatın üstlendiği ... açıklandıktan sonra, 2. maddesinde sözleşme konusu işten dolayı avukata 5000 dolar ücret verileceği, 4. maddesinde de, yükleniciden tahsil edilen alacak ve tazminatlardan avukatın % 15 avukatlık ücreti alacağı kararlaştırılmıştır. Mahkemece, ödenen ücretin mahsubu ile 2. madde gereğince bakiye ücret ile 4. madde gereğince takip edilen dava değerleri üzerinden % 15 oranında hesaplanan vekalet ücretine karar verilmiştir. Mahkemenin de kabulünde olduğu gibi, davacı avukatın istifasının haklı olduğu, böylece Avukatlık Kanunu'nun 172/3 maddesine göre ücrete hak kazandığının anlaşılmasına göre, bu noktada öncelikle, taraflar arasındaki ücret sözleşmesinin geçerli olup olmadığının, dolayısıyla davacının sözleşmede belirtilen ücreti talep etmekte haklı olup olmadığının belirlenmesi gereklidir. Nitekim, vekalet ücret sözleşmelerinin geçerli olup olmadığı, kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece resen gözetilmesi gereken bir husustur. Bu açıklamalardan sonra, yapıldığı tarih itibariyle yürürlükte olan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu hükümlerine göre, taraflar arasındaki 8.1.1995 tarihli avukatlık ücret sözleşmesinin, geçerli olup olmadığının incelenmesine gelince; 1136 sayılı Kanunun, 2.5.2001 tarihli 4467 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki 164. maddesinin 1. fıkrası hükmü gereğince, vekalet ücretinin belli ve muayyen olması gerekli olup, yine aynı kanunun 164. maddesinin 2. 200814663-2009/7339 fıkrasına göre de, %25’i aşmamak üzere nispi bir ücretin vekalet ücreti olarak kararlaştırılması mümkün ise de, bunun geçerli olabilmesi, başarıya göre değişme koşulunu taşıması ve hasılı davaya iştirak niteliğinde olmamasına bağlıdır. Başka bir ifade ile, davada gösterilen başarıya göre değişmek ve %25’i aşmamak üzere, dava olunan veya hükmolunacak şeyin değerinin belli bir yüzdesi avukatlık ücreti olarak kararlaştırılabilir. Taraflar arasındaki 8.1.1995 tarihli vekalet ücret sözleşmesinde, “alacak ve tazminat tutarlarının %15’i” vekalet ücreti olarak kararlaştırılmış olup, bu haliyle , hasılı davaya iştirak mahiyetinde bulunduğundan ve başarıya göre değişme koşulunu taşımadığından sözleşme geçersizdir. Davacı geçersiz olan bu sözleşmeye dayanarak sözleşmede kararlaştırılan ücreti talep edemez. Sözleşme hükümlerinin bütün olarak ele alınması esas olduğundan 2. ve 4. maddesinin de ayrı ayrı değerlendirilmesine imkan yoktur. Bu durumda, yazılı bir ücret sözleşmesinin bulunmadığı hallerde olduğu gibi, talep edilebilecek vekalet ücretinin, o dava tarihlerinde geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenmesi gereklidir. Mahkemece, az yukarıda açıklananlar doğrultusunda araştırma yapılarak gerektiğinde bilirkişi kurulunun rapor alınmak süretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken açıklanan hususlar gözardı edilip, uygulanması gereken yasa hükümlerinde de yanılgıya düşülerek, yapıldığı tarih itibariyle geçersiz olan sözleşmeye geçerlilik tanınmak suretiyle vekalet ücretinin tespiti ile tahsiline hükmedilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.