Aramaya Dön

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2008/2202
Karar No
K. 2008/8481
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi         2008/2202 E.  ,  2008/8481 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, 16.9.1994 tarihli düzenleme şeklinde satış vadi sözleşmesi ile tapuda kayıtlı bulunan taşınmazdaki davalı hissesini satın alıp bedelini ödediğini, açtığı tapu iptali ve tescil davasının da davalının taşınmazı 8.9.2004 tarihinde dava dışı şahsa satması nedeniyle sonuçsuz kaldığını ileri sürerek taşınmazın 3. kişiye satıldığı tarihteki rayiç değerinden fazlası saklı kalmak üzere 6000 YTl.nın tahsilini istemiştir. Davalı, zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacıya devri için sözleşmede yazılı koşulun gerçekleşmediğini, davacının sadece ödediği bedeli isteyebileceğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle davaya satışı yapılan hissenin 3. kişiye satış tarihindeki diğeri olan 4.398.75 YTl.na hükmedilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2.Davalının 16.9.1994 tarihli düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmesi ile 635 parsel numaralı taşınmazdaki 297/28800 hissesini davacıya satmayı vaad ve taahhüt edip bedelini aldığı ve ancak hissesini 8.9.2004 tarihinde dava dışı şahsa sattığı anlaşılmaktadır. Davacı da bu davada kendisine satışı vaat edilen davalıya ait hissenin 2008/2202-8481 8.9.2004 tarihindeki rayiç değerini istemektedir. Taraflar arasında yapılan sözleşme geçerli olduğu için davacı, 8.9.2004 tarihindeki rayiç değeri isteyebilir. Mahkemenin de kabulü bu yönde olduğu gibi kararı temyiz etmemekle davalıda bu hususu benimsemiş bulunmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki davalının taşınmazdaki 297/28800 hissesi davacıya satılmış olup, satılan kısmın taşınmasın hangi kısmına tekabül ettiği belirsizdir. Davalı ile diğer hissedarlar arasında rızai taksim yapıldığına dair bir iddiada ileri sürülmemiş ve ispat edilmemiştir. Bu durumda aralarında emlakcının da bulunduğu bilirkişi kurulundan davaya konu 635 parsel numaralı taşınmazın bütün olarak 8.9.2004 tarihindeki rayiç değerinin ne olacağı hususunda rapor alınmalı, taşınmazın bütün olarak belirlenen değerinden davacıya satışı vaad edilen hisseye isabet edecek miktarın ne olacağı belirlenerek, bu miktara hükmedilmesi gerekir. Mahkemenin değinilen bu yönü göz ardı ederek sadece taşınmazın bir kısmı esas alınarak belirlenen değere itibar edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 16.6.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog