(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/14184 E. , 2009/6841 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat ... gelmiş, davacı adına gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile aralarında 2003 yılında bir gözlükçülük adi ortaklığı kurduklarını, 19.11.2005 tarihli sözleşme ile de ortaklığı sona erdirdiklerini, bu fesih sözleşmesine göre dava dışı SSK’dan 1.11.2005 tarihine kadar oluşan ortaklık alacağı tutarının 64.832.YTL olduğunun ve bunun yarısının kendisine iade edileceğinin kararlaştırıldığını ve yine 1.11.2005-15.112005 tarihlerinde aynı kurumdan ve Emekli Sandığından gelecek paraların da yarı yarıya paylaşılacağının öngörüldüğünü, bu tarihler arasındaki alacaklar yönünden SSK’dan 16.876.91 YTL ve Emekli sandığından da 3.163.67 YTL tahsil edilmiş olmasına rağmen davalının 64.832 YTL olarak tahsil edilmesi gereken paranın 32.023 YTL lık kısmının bir kısım usulsüzlükler nedeniyle SSK ca ödenmediğini gerekçe gösterip kendisine ödemede bulunmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydıyla şimdilik 35.122.29 YTL nın tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, fatura işlemlerini davacının yürüttüğünü, yaptığı yanlışlıklar nedeniyle SSK ‘ca kesinti yapıldığını, kusur ve sorumluluğun davacıda bulunduğunu, aralarındaki sözleşmenin 7.maddesi gereğince ortaklık giderlerinin ve ödenen çek bedellerinin tahsil edilen paradan düşülmesinin gerektiğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, SSK’ca yapılan kesintilerden, ortaklık masraflarından ve üçüncü kişiye ödenen çek bedellerinden her iki tarafın birlikte eşit olarak sorumlu oldukları gerekçe gösterilmek ve bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle 33.735 YTL nın tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin taktirinde bir 2008/14184-2009/6841 isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Davacı bu davasında davalı ile aralarındaki 1.11.2005 tarihli fesih protokolüne dayanarak dava dışı SSK‘dan protokol tarihine kadar kesilen faturalar nedeniyle doğan ve sözleşmeye dercedilen 64.832 YTL; bu tarihten sonra 15.11.2005 tarihine kadar düzenlenip ilgili kuruma verilen fatura bedelleri nedeniyle 16.876.91 YTL ve dava dışı Emekli sandığından olan alacak nedeniyle de 3.167 67 YTL ortaklık alacakları bulunduğunu ve bu paraların yarısının kendisine ait olduğundan bahisle talepte bulunmuş,davalı ise savunmasında ve aşamalı beyanlarında SSK kurumundan tahsil edilmesi gereken 64.820 YTL paranın 33.428.22 YTL lık kısmının tahsil edilebildiğini, bakiyesinin ödenmediğini, 1.11.2005-15.11.2005 tarihleri arasında aynı kurumdan tahsil edilen paranın iddianın aksine 12.802 53 YTL olduğunu, emekli sandığından 3.167 YTL tahsil edildiğini beyan etmiştir. Mahkemece ise SSK'ca el konulan paralardan, ortaklığa yapılan masraflardan ve ortaklıkça ödenen çek bedellerinden her iki ortağın birlikte sorumlu oldukları gerekçe gösterilmek ve bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle hüküm kurulmuştur. Öncelikle belirtmek gerekir ki az yukarıda açıklanan davacı iddiaları ve davalı savunmaları kendilerini ve mahkemeyi bağlar.Mahkemece inceleme ve araştırma yapılırken iddia ve savunma kapsamı sınırları içinde kalınması yasal zorunluluktur. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu lazımeye uyulmadığından ve mahkeme gerekçesinin aksine dosya içerisindeki ek raporda ortaklık için yapılan masrafların hesaplamada dikkate alınmamış olması nedeniyle bu rapor ve ek rapora itibar edilemez. Hal böyle olunca iddia, savunma, taraflar arasındaki sözleşme, fesih protokolü, davalının davacıya gönderdiği 27.2.2008 tarihli ihtarnamesi ve bu ihtarnamedeki kabul beyanları da dikkate alınarak dava dışı SSK ve Emekli sandığından ne miktar para tahsil edildiği, iki adet çek bedeli de dahil ortaklığa ne kadar masraf yapıldığı tereddüde mahal bırakmayacak şekilde konusunda uzman başka bir bilirkişiden rapor alınmak suretiyle tespit edilmeli, gerekli mahsuplar yapıldıktan sonra sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Bu yönlerin göz ardı edilerek yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.