(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/4530 E. , 2008/7792 K.
"İçtihat Metni"
... vekili avukat ... ,... ile ... vekili ... aralarındaki dava hakkında İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 19.4.2007 tarih ve 52-141 sayılı hükmün Dairenin 15.1.2008 tarih ve 9958-258 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, 1992 yılında 611 ve 734 parsel numaralı taşınmazların yarı hisselerini davalı idareden satın aldığını, aradan 9 yıl geçtikten sonra dava dışı orman idaresinin kendisine karşı bu yerlerin orman sınırlarında kaldığından bahisle tapu iptali davası açtığını, davayı kısmen kazandığını, kazanılan kısımların tekrar davalı adına tescil edildiğini ileri sürerek denkleştirici adalet ilkeleri de dikkate alınarak hesaplanacak 18.000.000.000 TL maddi ve 12.000.000.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davacının taşınmazları dava dışı ...'dan satın aldığını savunarak husumet nedeniyle davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş; hüküm tarafların temyizi üzerine, Dairemizin 15.1.2008 gün 2007/9958-2008/258 sayılı ilamı ile “Davacı,611 parsel numaralı taşınmazı 7.5.1992 tarihinde tapuda dava dışı ...’dan satın aldığından bu taşınmaz yönünden uğradığı zararı akidi olmayan davalıdan isteyemeyeceği ”gerekçesiyle bozulmuş; davacı bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1.Temyiz ilamında belirtilen gerektirici nedenler karşısında usulün 440.maddesinde sayılan nedenlerden hiç birisine uygun olmayan davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2.Davacı, 611 parsel numaralı taşınmazı 7.5.1992 tarihinde tapuda dava dışı ... 'dan satın almıştır.Tapuda resmi satıştan yaklaşık 9 yıl geçtikten sonra dava dışı orman idaresi davacıya karşı bu yerlerin orman sınırlarında kaldığından bahisle tapu iptali davası açmış, davayı kısmen kazanarak kazanılan kısımların tekrar hazine adına tescilini sağlamıştır. Hukukumuzda, diğer çağdaş hukuk sistemlerinde olduğu gibi kişilerin huzur ve güven içerisinde alışverişte bulunmaları, satın aldıkları şeylerini ilerde kendilerinden alınabileceği endişelerini taşımamaları, dolayısıyla toplum düzenini sağlamak düşüncesiyle, alan kişinin iyi niyetinin korunması ilkesi kabul edilmiştir.Bu amaçla Medeni Kanunun 2. maddesinin genel hükmü yanında menkul mallarda 988 ve 989 ( Eski Kanun 901, 902 ), tapulu taşınmazların el değiştirmesinde ise 1023 ( Eski Kanun 931 ) maddesinin özel hükümleri getirilmiştir. Öte yandan bir devleti oluşturan unsurlardan biri insan unsuru ise bunun kadar önemli olan ötekisi topraktır. İşte bu nedenle Devlet, nüfus sicilleri gibi tapu sicillerinin de tutulmasını üstlenmiş, bunların aleniliğini ( herkese açık olmasını ) sağlamış, iyi ve doğru tutulmasından doğan sorumluluğu kabul etmiş, değinilen tüm bu sebeplerin doğal sonucu ilke olarak tapuya güven kuralı uyarınca taşınmaz mal edinen kişinin iyi niyetini korumak zorunluluğunu duymuştur. Belirtilen ilke MK.nun 1023 ( Eski Kanun 931 ) maddesinde aynen "tapu sicilindeki kayda hüsnüniyetle istinat ederek mülkiyet veya diğer bir ayni hakkı iktisap eden kişinin bu iktisabı muteber olur" şeklinde yer almış, aynı ilke tamamlayıcı madde niteliğinde bulunan 1024 ( Eski Kanun 932 ) maddede başka bir ifade ile tekrarlanmıştır. Söz konusu maddeye göre tapu sicilinde ismi geçen kişinin gerçek hak sahibi olduğuna inanan veya kendinden beklenen tüm özeni göstermesine rağmen gerçek malik olmadığını, tapu sicilinde yolsuzluk bulunduğunu bilmesi imkansız olan kişinin iktisabı geçerlidir. Davacı,dava dilekçesinde açıkça tapu kayıtlarına güvenerek taşınmazları aldığını iddia ettiğine göre, mahkeme kararının açıklanan tüm bu nedenlerle onanması gerekir.
3.Mahkemece, peşin harcın mahsubu ile bakiye 567,00 YTL karar ve ilam harcının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Oysaki davalı Hazine, Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi hükmünce harçtan muaftır. Bu yasal düzenlemeye rağmen adı geçen davalının harçtan sorumlu tutulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Mahkeme kararının yukarıda 3 nolu bentte açıklanan nedenle bozulması ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmedginden düzeltilerek onanması gerekirken, zuhulen davacının 611 parsel sayılı taşınmazı 7.5.1992 tarihinde tapu ile dava dışı ...'dan satın aldığı ve bu taşınmaz yönünden akidi olmayan davalıdan isteyemiyeceği gerekçesi ile bozulduğu bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davacının karar düzeltme talebinin kabulüne, dairemizin 15.1.2008 tarihli bozma ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının düzeltilerek ONANMASI HUMK. 438/7. maddesi hükmü gereğidir.