(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/579 E. , 2008/6673 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının bozmaya uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R
Davacı,kendisine ait taşınmazı davalı ile dava dışı üçüncü şahsın ticari alışverişinin teminatı olarak davalıya devrettiğini, davalının üçüncü şahsın borcu 10.555.00 YTL olduğu halde,19.816.00 YTL göstererek haksız olarak 9.261.00 YTL fazla tahsil ettiğini,açtığı davada sözkonusu bu miktarı geri aldığı,ancak taşınmazın satılması nedeniyle değer,kira kaybı vb zararının doğduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 6.000.00 YTL’nin ticari avans faiziyle ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle, kabul edilmediği takdirde ise esastan reddini dilemiştir. Mahkemece, Borçlar Kanununun 66. maddesi gereğince davada bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Davacı,davalı ile aralarındaki sözleşmeyle belirlen kendisine ait taşınmazın devrine ilişkin sözleşme hükümlerine uymayan davalıdan, uğramış olduğu zararlar nedeniyle tazminat talep etmiştir.
Taşınmazın, davalı ile dava dışı üçüncü şahıs arasındaki 14.7.2003 tarihli ticari satış sözleşmenin teminatı olarak davalıya devredildiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu durumda taraflar arasındaki ilişki sözleşmeye dayanmaktadır. Sözleşmeye dayanan davalarda zamanaşımı süresi aksine hüküm mevcut değilse BK’nun 125. maddesi gereğince 10 yıldır. Dava tarihi itibariyle 10 yıllık zamanaşımı süresi de dolmamıştır. Bu durumda mahkemece, işin esasına girilerek, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, Borçlar Kanununun 66. maddesi gereğince zamanaşımı süresinin bir yıl olarak kabulü ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2.Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.