Esas No
E. 2012/28510
Karar No
K. 2013/25685
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İş Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

(Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi

E. 2012/28510 K. 2013/25685 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/28510, K. 2013/25685, T. 20.11.2013
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
(Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/28510
Karar No
2013/25685
Karar Tarihi
20.11.2013
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
İş Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi         2012/28510 E.  ,  2013/25685 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :... Mahkemesi

DAVA: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, izin alacağı, fazla mesai, genel tatil ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin 14.03.2003-15.06.2011 tarihleri arasında davalı işyerinde makinacı olarak çalıştığını, net 650,00 TL ücret aldığını, haftanın yedi günü 08:00-23:00 saatleri arasında çalıştığını, normalde 18:00'de işten çıkması gerektiğini, doktor raporu sonrasında işe döndüğünde şirket sahibi tarafından işten çıkartıldığını, müvekkiline okutmadan belge imzalatıldığını, daha sonra tazminatlarının verilmediğini, haziran maaşının ödenmediğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile birlikte bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsili talep etmiştir.

Davalı vekili, davacının işyerinden kendi isteği ile ayrıldığını, ücretlerini eksiksiz olarak aldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, dosyaya sunulan ibranamede davacıya kıdem ihbar tazminatı ödemesi yapıldığının yazılı olduğunu, istifa eden bir işçiye özellikle ihbar tazminatı ödemesi yapılmasının bir dayanağının bulunmadığı, davalı tarafın bu yöndeki savunmasının bir kısım tanık beyanlarıyla da uyumlu olmadığı, bu çelişki nedeniyle feshin tazminat ödemesi gerektirmeyecek şekilde gerçekleştiğini ispat etme yükümlülüğü üzerinde olan davalı işverenin bu yükümlülüğünü yerine getiremediğini belirterek hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2.Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.

Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.

Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.

İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir.

Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.

Somut uyuşmazlıkta, davacı haftanın yedi günü 08:00-23:00 saatleri arasında çalıştığını beyan etmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tanık beyanlarına göre davacının haftanın yedi günü 08:00-23:00 saatleri arasında çalıştığını, buna göre davacının haftalık 49,5 saat fazla mesaisinin bulunduğu kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Davacı tanıklarından ... davacının haftanın yedi günü 08:00-20:00 saatleri arasında çalıştığını, diğer davacı tanığı ... ise davacının haftanın yedi günü 08:00-23:00 saatleri arasında çalıştığını beyan etmiştir. Davalı tanıkları davacının haftanın beş günü 08:00-18:00 saatleri arasında çalıştığını beyan etmişlerdir.

Tüm dosya kapsamı ve özellikle davacı tanığı ... beyanı dikkate alındığında davacının günlük üç saat fazla mesai yaptığı anlaşılmaktadır. Fazla mesai süresinin hesaplanmasında hafta tatili çalışma sürenin dahil edilmesi hatalıdır. Hal böyle olunca davacının haftanın altı günü günlük üç saat fazla mesai yaptığının kabulü ile fazla mesai alacağının hesaplanması yerine yanılgılı değerlendirme içeren bilirkişi raporuna itibarla fazla mesai alacağına hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek olması halinde ilgiliye iadesine, 20.11.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
BOZULMASINA Yargıtay Hukuk İş Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog