Esas No
E. 2006/3871
Karar No
K. 2006/10408
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Aile Hukuku

2. Hukuk Dairesi         2006/3871 E.  ,  2006/10408 K.

"İçtihat Metni"      

MAHKEMESİ       :Kulu A.H.(Aile) Mahkemesi

TARİHİ        :8.12.2005

NUMARASI              :620-1050

DAVA TÜRÜ       :Boşanma

   

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm kusur, nafaka, tazminat ve ziynet eşyaları yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

1.Eşini döven, evden kovan davacı koca tamamen kusurludur.         *Türk Medeni Kanununun 166.maddesi hükmünü  tamamen kusurlu eşin de dava açabileceği ve yararına boşanma hükmü elde edebileceği biçiminde yorumlamamak ve değerlendirmemek gerekmektedir.Çünkü  böyle bir düşünce, kimsenin kendi eylemine ve tamamen kendi kusuruna dayanarak bir hak elde edemeyeceği yönündeki temel hukuk ilkesine aykırı düşer.Diğer taraftan gene böyle bir düşünce tek taraflı irade ile sistemimize aykırı bir boşanma olgusunu ortaya çıkarır. Boşanmayı elde etmek isteyen kişi karşı tarafın hiçbir eylem ve davranışı söz konusu olmadan, evlilik birliğini, devamı beklenmeyecek derecede temelinden sarsar, sonrada  mademki birlik artık sarsılmış  diyerekten boşanma doğrultusunda hüküm kurulmasını talep edebilir.       #Öyle ise Türk  Medeni  Kanununun 166.maddesine göre boşanmayı isteyebilmek için tamamen kusursuz yada az kusurlu olmaya gerek olmayıp daha fazla kusurlu bulunan tarafın dahi dava hakkı bulunmakla beraber, boşanmaya karar verilebilmesi için davalının az da olsa  kusurunun varlığı ve bunun belirlenmesi kaçınılmazdır.      *Az kusurlu eş boşanmaya karşı çıkarsa bu halin tespiti dahi tek başına boşanma kararı verilebilmesi için yeterli olamaz. Az kusurlu eşin karşı çıkması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olmalı, eş ve çocuklar için korunmaya değer bir yararın kalmadığı anlaşılmalıdır.(TMK.md.166/2)             #Mevcut olaylara göre evlilik birliğinin, devamı eşlerden  beklenmeyecek derecede, temelinden sarsıldığı kuşkusuzdur. Ne var ki bu sonuca ulaşılması tamamen davacının tutum ve davranışlarından kaynaklanmış olup, davalıya atfı mümkün hiçbir kusur gerçekleşmemiştir. Bu durumda açıklanan nedenle isteğin  reddi gerekirken yasa hükümlerinin yorumunda yanılgıya düşülerek boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır. Ancak bu yön temyiz edilmediğinden bozma sebebi sayılmamış, yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.

2.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre sair temyiz itirazları yersizdir.

3.Tarafların tesbit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, paranın alım gücüne,  kişilik haklarına, özellikle aile bütünlüğüne yapılan saldırının ağırlığına, manevi tazminat isteyenin boşanmaya yol açan olaylarda ağır ya da eşit kusurlu olmadığı anlaşılmasına  nazaran * davalı kadın yararına hükmolunan manevi tazminat azdır. * Türk Medeni Kanununun  4.maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile, Borçlar Kanununun 44. ve 49. maddeleri nazara alınarak daha uygun miktarda manevi tazminat (TMK.174/2) takdiri gerekirken  yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

4.Davalı kadın cevap dilekçesiyle ziynet eşyaları ve altınlar için 20000.-00 YTL. maddi tazminat istemiştir.Kadının ziynetler yönünden harcı verilerek usulüne uygun olarak açtığı bağımsız bir davası veya karşı davası yoktur.Sonradan nisbi harcın ikmal ettirilmesi dava açıldığını göstermez. Zira başvurma harcı yatırılmamıştır. Bu nedenle ziynetler için istenen maddi tazminat yönünden "karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerekirken kesin hüküm oluşturacak şekilde red hükmü kurulması doğru değildir.       SONUÇ:Temyiz olunan hükmün 3. ve 4.bentlerde gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma dışında kalan sair temyiz itirazlarının ise 2.bentte yazılı nedenle ONANMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.29.06.2006 (Prş.)         

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Aile Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog