Aramaya Dön

(Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2012/22971
Karar No
K. 2012/22770
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
İş Hukuku

(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi         2012/22971 E.  ,  2012/22770 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili iş sözleşmesinin davalı işverence geçerli sebebe dayanmaksızın feshedildiğini belirterek işe iade kararı verilmesi talebinde bulunmuş, davalı tarafça iş sözleşmesinin davacı tarafından istifa suretiyle feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmuş, mahkemece davacının iş sözleşmesini istifa suretiyle sona erdiği kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir. Karar süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucu feshin işverence gerçekleştirildiği ve geçerli sebebe dayanmadığı gerekçesiyle 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20/3 maddesine göre mahkeme kararının bozulması suretiyle hüküm ortadan kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiş ancak hüküm fıkrasında maddi hataya dayalı olarak işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinin hüküm altına alınmadığı anlaşılmıştır.

Davacı tarafın maddi hatayı ileri süren dilekçesindeki itirazları bu yönden yerinde görülmüş ve Dairemizce verilen bozmaya dair hüküm ortadan kaldırılarak aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı iş sözleşmesinin işveren tarafından sebep belirtilmeksizin sözlü olarak feshedildiğini, fesih sırasında baskı ile birtakım belgeler imazalatıldığını sözlü bildirimden sonraki günü işyerine gittiğinde işe alınmadığını iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 19. maddesine aykırı şekilde yapıldığını iddia ederek feshin geçersizliğine ve işe başlatılmama durumuna ilişkin hakların belirlenmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı işveren iş sözleşmesinin davacı tarafından istifa suretiyle feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme sonucunda davacının iş sözleşmesinin istifa suretiyle sona erdiği kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık iş sözleşmesinin davacının istifası ile mi yoksa işverence yapılan fesihle mi sona erdiği noktasında toplanmaktadır.

Toplanan delillere ve özellikle tanık anlatımlarına göre davacının iş yerinde çalışan bir işçi ile gönül ilişkisine girdiği yönünde dedikodu çıkması üzerine işverence davacıyla iki iş arkadaşının iş sözlemesinin bu dedikodu sebebiyle fesih yönüne gidildiği bu amaçla davacı ve arkadaşlarından istifa dilekçesi alınmak istendiği hizmet sözleşmeleri feshedilip işten çıkartılan diğer iki işçinin istenen istifa dilekçesini vermediği davacının ise ailesinden çekindiği için istifa dilekçesini imzaladığı anlaşılmaktadır.

Mahkemece davacının 04/05/2011 tarihli istifa dilekçesinin baskıyla alınmadığı özgür iradesine dayandığı gerekçesiyle iş sözleşmesinin davacı tarafından istifa suretiyle sona erdirildiği kabul edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmişse de tanık anlatımları ve dosyadaki diğer tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde işyerinde çıkan ve somut olarak ispatlanmamış olan bir dedikodu sebebiyle davacıdan istifa dilekçesi alındığı ve istifa dilekçesinin davacının serbest iradesi mahsulu olmadığı dolayısıyla iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiği ağırlık kazanmaktadır. Fesih sırasında 4857 sayılı Kanun'un öngördüğü prosedüre uyulmadığından fesih geçersiz olup bu itibarla davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi hatalıdır. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.

1.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE,

3.Davacının kanunî sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin dört aylık ücreti olarak belirlenmesine,

4.Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,

5.Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

6.Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

7.Davacı tarafından yapılan 77,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

8.Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 15.10.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.