(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2008/3932
- Karar No
- 2008/10549
- Karar Tarihi
- 15.09.2008
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Ticaret Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/3932 E. , 2008/10549 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki adi ortaklığın feshi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ....'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılarla 1999 yılında Selco sistem mühendisliği ve danışmanlık adı altında bir adi ortaklık kurduklarını, 7.7.2003 tarihinde de sözleşmenin yazılı olarak düzenlendiğini, 29.12.2004 tarihinde şehir dışında iken davalılar tarafından şirket merkezinin boşaltılarak başka isim ile limited şirket kurduklarını ileri sürerek, davalıların fiilen bitirmiş oldukları adi ortaklığın hukuken de feshine, ortaklık payının, kârın ve konulan sermayenin tesbit edilerek şimdilik 10.000 YTL.maddi ve 5.000 YTL. manevi tazminatın faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davacının tutum ve davranışları nedeni ile adi ortaklığın haklı nedenle feshedildiğinin ihtarla bildirildiğini savunmuşlar, birleşen dava ile de, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar verilmesini istemişlerdir. Mahkemece, adi ortaklığın feshi ile, adi ortaklığın tasfiyesinin taraflarca davadan önce gerçekleştirildiği, adi ortaklığın taraflara dağıtılacak öz varlığının bulunmadığından bu isteğin reddine, asıl dava ile feshe karar verildiğinden birleşen dava için ayrıca karar 2008/3932-10549 verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Taraflar arasındaki 7.7.2003 tarihli sözleşmeye göre, adi ortaklığın kar ve zararının % 29’nun davacıya ait olduğu, ortakların herhangi birinin münferit imzaları ile temsil edileceği kararlaştırılmış olup, davacı tarafından 31.12.2004 tarihinde yaptırılan tesbitte adi ortaklığın faaliyet merkezi olduğu iddia edilen yerin tamamıyla boşaltıldığı belirlenmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, adi ortaklığa ait yıllık gelir vergisi beyannameleri, ortaklığa ait mizan ve ortakların hesap dökümleri ile ayrıntılı bilançosu ile ayrıntılı gelir tablosunun incelenmesi sonucu adi ortaklığın 31.12.2004 tarihi itibariyle öz varlığının 273.511 YTL. olduğu ancak ortaklığın alacaklar hesabında ortaklardan 264.099 YTL. , davacı ortaktan 76.423 YTL. alacaklı olduğu, bu hali ile ortaklığın fiili öz varlığının 9.351 YTL. olup davacının hissesine göre 2.894 YTL. ortaklıktan alacaklı konumda olduğu belirlenmiştir. Mahkemece, her bir ortağın ortaklıktan çektikleri tutarların sermaye paylarına göre orantılı olduğu kabul edilerek davacının alacak kalemlerinin reddine karar verilmiştir. Somut olayın özelliğine ve davalıların ortaklığın faaliyet konusu ile ilgili işlemlere devam ettikleri dosya kapsamı ile anlaşıldığına göre, davacının hissesine düşen 2.864 YTL.nin davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.