(Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/32796
- Karar No
- 2013/24160
- Karar Tarihi
- 12.11.2013
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- İş Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2013/32796 E. , 2013/24160 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :... Mahkemesi
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalıya ait işyerinde 01.10.1993-13.10.2009 tarihleri arasında çalıştığını; ... sözleşmesinin davalı işverence haksız feshedildiğini işyerinde fazla çalışma yaptığını ve ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışmaya devam ettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacının ... sözleşmesinin devamsızlık haklı sebebine dayalı feshedildiğini savunmuş ve işyerinde fazla çalışma yapılmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasındaki ... sözleşmesinin davalı işverence haksız feshedildiği, davacının fazla çalışma iddiasını şahit beyanları ile ispatladığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararı süresi içerisinde davacı ve davalı vekilleri temyiz etmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Davalının temyiz itirazları yönünden, davacı işçinin fazla çalışma ücretine hak kazanıp kazanamadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda ... yeri kayıtları, özellikle ... yerine giriş çıkışı gösteren belgeler, ... yeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların, şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta; dava dilekçesi ile davacının haftada altı gün 08.00-17.00 saatleri arasında çalıştığını ileri sürdüğü görülmektedir. Her ne kadar davacı şahitleri çalışmanın zaman zaman saat 20.00'a kadar devam ettiğini beyan etmişlerse de; hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının haftada altı gün 08.00-18.00 saatleri arasında çalıştığı kabul edilerek haftalık fazla çalışma süresinin belirlenmesi, davacının iddiasını aşar nitelikte olup taleple bağlılık ilkesine de aykırıdır. Ayrıca, davacının 2010 yılı Ocak ayında doğum izininde olması sebebi ile fiilen işyerinde çalışmadığı dosya içerisindeki kayıtlar ile ... olup, bu döneminin hesaplama dışında bırakılmaması da isabetsizdir.
3.Davacının temyiz itirazları yönünden ise; fazla çalışma ücretine uygulanacak faizin başlangıç tarihi hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır. İşverenin dava tarihinden önce temerrüde düşürülmesi durumunda, istekle bağlı olarak temerrüt tarihinden itibaren faiz yürütülmelidir. Bunun dışında dava veya ıslah tarihlerinden itibaren talep edilen miktarlarla sınırlı olarak faize karar verilmelidir. Somut olay fazla çalışma alacağı yönünden davalı işveren dava tarihinden önce temerrüde düşürülmüştür. Talep doğrultusunda temerrüt tarihinden itibaren faize karar verilmemiş oluşu hatalı olup bu husus bozmayı gerektirmiştir.