Esas No
E. 2012/3746
Karar No
K. 2012/19844
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İş Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

(Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi

E. 2012/3746 K. 2012/19844 T.
Karar Sonucu REDDİNE
Resmî Atıf Yargıtay (Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi, E. 2012/3746, K. 2012/19844, T. 26.09.2012
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
(Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/3746
Karar No
2012/19844
Karar Tarihi
26.09.2012
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
İş Hukuku
Karar Sonucu
REDDİNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi         2012/3746 E.  ,  2012/19844 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, 2007 yılından 16/05/2011 tarihine kadar.... Bankası .... Şubesinde çalışan davacının davalı tarafça istenilen savunmasını başka bir arkadaşının e-postasını kullanarak 18/05/2011 tarihinde gönderdiğini, iş sözleşmesinin savunma dahi alınmadan haklı ve geçerli bir sebep olmaksızın 20/05/2011 tarihli fesih bildirimi ile sonlandırıldığını ileri sürerek feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir.

Davalı vekili, davacının sözleşme fesih tarihi olan 20/05/2011 tarihine kadar müşteri işlem sorumlusu olarak çalıştığını, ancak görevine gereken dikkat ve özeni göstermediğini, 15/04/2011 ve 16/05/2011 tarihlerinde uyarıldığını, süregelen olumsuz tutumu ve çekilmez noktaya ulaşan davranışları sebebiyle ekip performansını olumsuz etkilediğini ve müşteri memnuniyetsizliğine sebep olduğundan bahisle iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshedildiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, davalı işveren tarafından fesih sebeplerinin davacının verimsizliğine dayandırıldığı halde 4857 sayılı İş Kanunu'nun 19. maddesine göre fesih sebebinin açık ve kesin biçimde belirtilmediği, davacıya 16/05/2011 tarihinde 18/05/2011 tarihine kadar savunmasını vermesi gerektiğinin tebliğ edildiği, ancak davacının savunması alınmadan önce 18/05/2011 tarihinde iş sözleşmesinin feshedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı Kanun’un 18 ve devamı maddeleridir. 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. 4857 sayılı Kanun'un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun'un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.

Ancak 4857 sayılı Kanun’un 19. maddesinin birinci fıkrasına göre işveren fesih bildirimini yazılı yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Fesih bildirimi yazılı yapılmamışsa veya fesih sebebi açık ve kesin bir şekilde belirtilmemişse aynı Kanun'un 21. maddesi gereğince geçerli sebep gösterilmediği kabul edilir. Ancak, 4857 sayılı Kanun'un “İşverenin haklı sebeple derhal fesih hakkı” başlığını taşıyan 25. maddesinin son fıkrasına göre işverenin haklı sebebe dayanarak iş sözleşmesini feshettiği durumda fesih bildiriminin yazılı yapılması koşulu aranmaz. 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Dosya içeriğine göre davacının gerek çalışma arkadaşlarına gerekse müşterilerine karşı agresif davranışlarda bulunduğu bir çok kez uyarılması rağmen bu tutum ve davranışlarını sürdürdüğü anlaşılmaktadır.

Davacının iş sözleşmesinin feshine ilişkin bildirimde içerik itibariyle kanuna aykırılık bulunmadığı belirlenmiştir. Davacıya fesihten önceki son davranışından dolayı 16/05/2011 tarihli yazı ile savunması istenmiş ve davacı savunmasını mahkemenin kabulünün aksine 18/05/2011 tarihinde yapmış ancak önceki davranışları da dikkate alınarak 20/05/2011 tarihinde iş sözleşmesi feshedilmiştir.

Davacının iş sözleşmesinin feshinin davranışlardan kaynaklanan geçerli sebebe dayandığı dosya kapsamı ile sabit olduğu halde mahkemece dosya içeriğine uymayan gerekçelerle davanın kabulü hatalıdır. İş sözleşmesinin feshi davacının davranışından kaynaklanan geçerli sebebe dayandığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;

1.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.Davanın REDDİNE,

3.Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

4.Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 122,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6.Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 26.09.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog