(Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/27523 E. , 2013/24458 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :... Mahkemesi
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, ... sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram-genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti ile ücret alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı işveren, davacının ... sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, davacının işyeri sicil dosyasından da bu durumun açıkça anlaşıldığını, davacının tüm alacaklarının ödendiğini belirterek haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, yargılama sırasında dinlenen tanık anlatımları ve bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıp çalışmadığı hususları taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle .kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. Fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut olayda, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının tanıkların beyanlarına göre hesaplandığı, dinlenen davacı tanığının "Ben davalı şirkette 15.06.2010 ile 24.12.2010 tarihleri arasında kamyon şöförü olarak çalıştım. Davacı ben işe girdiğimde lastikçi olarak yani lastikleri değiştirme ve tamir işlerini yapıyordu, ben işten çıkmadan bir buçuk ay önce işten çıkarıldı. Benden ne kadar önce işe girdiğini bilmiyorum." şeklinde beyanda bulunduğu, ayrıca işyerindeki çalışma saatleri ile bayram ve genel tatillerdeki çalışmalar hakkında bilgi verdiği anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporunda davacı tanığının beyanına itibar edilerek hesaplama yapılmış ve mahkemece bu rapora itibarla hüküm kurulmuşsa da, işyerinde kısa bir süre çalıştığı anlaşılan davacı tanığının beyanına fiilen çalıştığı süre ile sınırlı olarak değer verilmeli ve hesaplama buna göre yapılmalıdır. Belirtilen nedenle davacı tanığının beyanı doğrultusunda tüm çalışma süresi dikkate alınarak davacının fazla mesai, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacakları hakkında yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.