(Kapatılan) 22. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/18907 E. , 2012/20560 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava Dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin işe iade davası sonrası süresinde işverene işe başlatma hususunda başvuru yaptığını ancak işverenin işe başlatmadığını beyanla alacağın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının süresinde işe davet edildiğini ancak kendisinin başlamadığını, davacının görev yaptığı İzmir istasyon müdürlüğünün kadrosunun kaldırıldığını bu sebeple davacıya İstanbul Sabiha Gökçen Havaalanı istasyon müdürlüğünün teklif edildiğini bunun davacı tarafından kabul edilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı firmanın İzmir’e uçuşlarının devam etmesi ve hizmete ilişkin bürosunun faaliyette bulunduğu, davalının davacıya İstanbul'daki işyerine naklinin teklif edilmesinin çalışma koşullarında esaslı değişiklik yaratacağı ve davalı işverenin bu teklifinin davacının muvafakatine bağlı olması ve davalı işveren tarafından yapılan işe davetin samimi ve usule uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Mahkemece davacının dava konusu boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatı isteği için talebini 03.03.2010 tarihinde ıslahla arttırmış olması sebebiyle ıslahla arttırılan kısım için ıslah tarihinden faize hükmedilmesi gerekirken boşta geçen süre alacağının tamamına işverene başvuru tarihinden itibaren, işe başlatmama tazminatının tamamına ise davet yazısının davacıya tebliğ tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine 01.10.2012 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY Somut olayda iş sözleşmesi geçerli neden olmadan feshedilen davacı işçinin açtığı işe iade davasında mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiş ve ayrıca “Davacının süresi içinde müracaatına rağmen işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının 4 aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesine” şeklinde hüküm kurulmuştur. İşe iade kararının kesinleşmesinden sonra davacının süresinde başvurusuna rağmen davalı işverence önceki şartlarda işe başlatılmadığı, davacının işe iade davasında mahkeme belirlenen iş güvencesi tazminatına hak kazandığı dosya içeriği ile sabittir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21. maddesinde “İşverence geçerli sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı mahkemece veya özel hakem tarafından tespit edilerek feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işveren, işçiyi bir ay içinde işe başlatmak zorundadır. İşçiyi başvurusu üzerine işveren bir ay içinde işe başlatmaz ise, işçiye en az dört aylık ve en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur” kuralına yer verilmiştir. Davacının açtığı işe iade davasında mahkemece anılan kanuni düzenleme uyarınca davacının işe başlatılmaması halinde iş güvencesi tazminatının ödenmesi gerektiğine karar verilmiştir. Gerek 4857 sayılı Kanun'un sözü edilen düzenlemesinde, gerekse işe iade davasında mahkemece kurulan hükümde iş güvencesi tazminatının ne zaman ödeneceği açıktır. Başka bir anlatımla, kanun hükmü ve mahkeme kararında davacının işe başlatılmaması halinde iş güvencesi tazminatının ödenmesi gerektiği açıkça belirtildiğinden faiz talebi için işverenin ayrıca temerrüde düşürülmesine gerek yoktur. 4857 sayılı Kanun'un 21. maddesinin iş güvencesine ilişkin olması da hükmün bu yönde yorumlanmasını gerektirmektedir. Kaldı ki, iş sözleşmesi geçerli neden olmadan feshedilen işçinin işe başlatılması için yaptığı başvuru, aynı zamanda iş güvencesi tazminatını da kapsamaktadır. Zira iş güvencesi tazminatı, işe başlatılmamanın yaptırımıdır. Gerçekten, iş hukuku mevzuatımızda işçiye işe başlatılmayı talep etme veya iş güvencesi tazminatını isteme arasında bir seçimlik hakkın tanınmadığı dikkate alındığında işe başlatılmama halinde bir yaptırım olarak iş güvencesi tazminatı kendiliğinden devreye girmektedir. Bu nedenle anılan tazminata faiz yürütülmesi için işverenin ayrıca temerrüde düşürülmesine gerek olmamalıdır. Yukarıda belirttiğim nedenlerle, mahkeme kararının onanması gerektiği görüşünde olduğumdan, sayın çoğunluğun iş güvencesi tazminatı için ıslah ve dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği gerekçesi ile kararın bozulması yönündeki görüşüne katılamıyorum.01.10.2012