(Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/3639 E. , 2010/10527 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle 20.013.64 TL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan ... Motor Yatakları Burçları ve Eğitim Hizmetleri San. Tic. Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davalılar vekilince istenilmesi ve de duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 26.10.2010 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalılar vekili Avukat ... ile karşı taraf vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği konuşulup düşünüldü, ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R
1.Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı ... Motor Yatakları Burç ve Eğt. Hiz. San. Tic. Ltd. Şti’nin tüm temyiz itirazlarının reddine,
2.Davalı ... Tetiklinin temyizine gelince; Dava 17.07.2003 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu % 3,30 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davacının maddi ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile davalı ... Motor Yatakları Burç ve Eğt. Hiz. San. Tic. Ltd. Şti’den tahsiline karar verilmiş, ihtiyari dava arkadaşı olan davalı ...’ye yönelik dava ile ilgili olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamıştır.
Mahkeme kararlarında nelerin yazılacağı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388. ve 389. maddelerinde belirtilmiştir.
Buna göre hüküm fıkrasında gerekçeye ait her hangi bir söz tekrar edilmeksizin isteklerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Hükmün bu şekilde oluşturulması yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Bu uyulmaması yeni tereddüt ve ihtilafların ortaya çıkmasına giderek dava içinden davalar doğmasına sebep olur. Hükmün hedefine ulaşmasını, kamu düzeni ve barış oluşmasını engeller. Yargıtay'ın yerleşmiş görüşü de bu yöndedir (Hukuk Genel Kurulu'nun 19.6.1991 gün 323/391 sayılı ve 10.9.1991 gün 281-415 sayılı ve 25.9.1991 gün 355-440 sayılı kararları). Somut olayda hakkında dava açılmasına rağmen ihtiyari dava arkadaşı davalılardan ...’ye yönelik maddi ve manevi tazminat istemleri hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği görülmektedir. Hal böyle olunca mahkemece hakkında dava açılmasına rağmen davalılardan tamamı hakkında hüküm oluşturulmaması, diğer bir deyişle bir kısım davalı bakımından uyuşmazlığın ortada bırakılması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davalı ...’in bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davalılardan ... yararına takdir edilen 750.00 TL duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine,
aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden ilgiliye yükletilmesine, 26.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.