(Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/13177 E. , 2010/10089 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı işverenler nezdinde 1979-11.1.2003 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Davacı, 1979 yılı ikinci bordro dönemi ile 11.01.2003 tarihleri arasında aynı işyerinde ve davalılar nezdinde geçen Kuruma noksan bildirilen çalışmaların tespitini istemiştir. Mahkemece kesintili çalışmanın aksinin ispatlandığından bahisle, 01.05.1979 ile 30.06.1994 tarihleri arasında kalan süreye yönelik davanın kabulüne, fazla talebin reddine karar verilmiş ve bu karar süresinde davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan dava tarihinde yürürlükte olan 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesinde, bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında; resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması, salt bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması, inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordroları, tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken işverenler tarafından Kuruma bildirilen komşu işyerleri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kimi diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Gerçekten, davacının, işyerindeki çalışmaları işe giriş bildirgelerine, aylık ve üç aylık bordrolara dayanılarak Kuruma kısmi olarak bildirilmiş ve bildirime uygun olarak da primleri ödenmiştir. Öte yandan işe giriş bildirgesi ve bordrolar davacı çalışmalarının işyerinde kesintili geçtiğinin karinesidir. Karinenin tersinin ise eşdeğerdeki delillerle kanıtlanması gerektiği söz götürmez. Bu gibi durumlarda çalışma olgusunu ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli kanıtlar aranmalı, kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.09.1999 gün 1999/21-510-527, 30.06.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Somut olaya gelince; mahkemece davacının çalışmalarının kesintisiz olduğunun kabulüne karar verilirken, dinlediği tanıkların davalı işyerinde tanıklık yaptıkları döneme ilişkin olarak davalı işyerinde bordrolara geçen kesintisiz çalışmalarının varlığına ilişkin bir delil yoktur. Kabul ve uygulamaya göre, tüzel kişiliğe sahip bulunup bulunmadıkları araştırılmaksızın davalılar “... ve ...” isimli davalılar ile ilgili olarak hüküm kurulması da isabetsiz olmuştur.
Yapılacak iş, Ahırdağı Gazoz ve ... adlı davalıların tüzel kişiliklerinin bulunup bulunmadığını araştırmak, tüzel kişilikleri yoksa bu ünvan adı altında işyerlerini çalıştıran gerçek veya tüzel kişi işverenleri belirleyerek hasmın temsilcisinde hata yapıldığı gözetilerek, davacıya bu işverenleri yöntemince davayı yöneltmek üzere önel vermek, taraf teşkili sağlandıktan sonra davacının tespitini istediği sürelerle ilgili olarak eğer varsa davalı işverenin ücret bordrolarında davacının imzası olanlar saptanarak imzasını içeren bordrolara geçmiş sürelerin dışındaki sürelerle ilgili olarak istemin reddine, imzalı olmayan bordrolardaki süreler yönünden de işverence SGK’na verilen dönem bordrolarında dava konusu dönemde kesintisiz çalışması bulunan bir diğer deyişle çalışmanın kesintisiz olduğunun bilmesi mümkün olan kayıtlı tanıklar saptanarak, bu tanıkların bilgilerine başvurmak, dönem bordroları yok ise işyerine komşu işyerlerinin kayıtlara geçmiş kişileri veya benzer işi yapanların kayıtlara geçmiş yukarıda açıklanan niteliklerdeki kimseleri tespit edilip dinlenmek, işyerine ilişkin Kurum şubesinde bulunan işyeri dosyası ile davacıya ait işyerindeki şahsi dosyalarını celbetmek, muhtasar vergi beyannamelerini incelemek ve tüm deliller toplandıktan sonra delilleri takdir edip ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.