(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/7927 E. , 2008/14822 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki adi ortaklığın tasfiyesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı, davalı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... ile davalı vekili avukat ...'un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı şirket, davalı şirket ile aralarında 1 yıl süreli adi ortaklık kurduklarını, sözleşmenin sona ermesi ve davalının edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle ortaklığın sona erdiğini ileri sürerek ortaklığın sona erdiğinin saptanmasını, tasfiye memuru atanarak aktif ve pasifinin belirlenerek eşit şekilde dağıtılmasını istemiş; aşamalı beyanlarında da tasfiye payının reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, ortaklığın devam ettiğini, davacının alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemenin 7.2.2003 tarihli kararıyla ortaklığın sona erdiğinin tespiti ile ortaklığın tasfiyesine karar verilmiş, davalı temyizi üzerine Dairemizin 18.9.2003 günlü ilamıyla hükmün bozulmasına karar verilmesi sonucu, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, tasfiye memuru olarak atanan bilirkişilerce düzenlenen tasfiye kurulu raporu ve bilançosunun tasdikine, tasfiye kurulu bilirkişilerin raporu doğrultusunda davanın kabulü ile davacı ... davalı arasındaki adi ortaklığın tasfiyesinin kapatılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiş; Dairemizce tekrar bozulmuş; Mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra bu kez bilirkişiden rapor ve ek raporlarda alınmak ve 29.11.2007 tarihli ek rapor esas alınmak suretiyle taraflar arasındaki adi ortaklığın tasfiyesine, tasfiye payı olarak davacıya 50.559.50 YTL ödenmesine, alacak mahkeme kararı ile muaccel hale geldiğinden faiz uygulamasına yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, her iki tarafça temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın şümulu dışında kalarak kesinleşmiş olan cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Davacı, 6.9.2001 gününde açtığı davasında ve aşamalı beyanlarında davalı ile aralarında 31.8.2000 tarihinde kurulan araç yedek parçası adi ortaklığının sona erdiğini ileri sürerek fiilen ve hukuken sona eren ortaklığın tasfiyesine, tasfiye payının faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiş; açtığı bu dava ile de yönetici ortak olan 7927 davalıyı temerrüde düşürmüştür. Her ne kadar 29.12.2005 tarihli Dairemiz bozma ilamında “adi ortaklık devam ederken tarafların birbirlerinden olan alacak ve borçları belli olmadığı, dava tarihinden önceki tarihlerde düzenlenen faturalar yönünden düzenlendikleri tarihlerden itibaren faiz uygulanamayacağı belirtilmiş” ise de bu yön, dava tarihinden önce 17.11.2000 ve 31.8.2000 tarihlerinde düzenlenen faturalar yönünden işlemiş faiz hesabı yapılamayacağına ilişkindir. Yine az yukarda açıklanan Dairemiz bozma ilamında da açıkça belirtildiği gibi adi ortaklıklardan kaynaklanan alacaklarda da alacaklının borçluyu BK.101 maddesi anlamında temerrüde düşürmesi zorunludur. Davacı, açtığı bu dava ile davalıyı temerrüde düşürdüğüne göre dava tarihinden itibaren davacı lehine faize hükmedilmesi gerekir. Bu yönün gözetilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanaması HUMK 438/7 maddesi gereğidir.