1. Hukuk Dairesi
1. Hukuk Dairesi 2014/11751 E. , 2014/16058 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BURSA 7. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/11/2013
NUMARASI : 2012/61-2013/651
Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ......raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, paydaşlar arasında ecrimisil talebine ilişkindir.
Davacılar dava konusu taşınmazın paydaşlar arasında yapılan harici taksime göre dava dışı paydaşın payına isabet eden 5.000 m2 sinin boş tarla niteliğinde olup kullanılmadığını, davacı ve davalı paylarına isabet eden ve üzerinde şeftali ağaçları bulunan 14.750 m2'lik bölümünün davalı tarafından kullanıldığını ileri sürerek 5 yıllık ecrimisilin davalıdan tahsilini istemişlerdir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 282 Parselin 19750 m2 yüzölçümünde olduğu, 1/3’er payla dava dışı Saadet davacıların mirasbırakanı Hüseyin Avni ve davalı Ş.. S.. adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, dava konusu taşınmazda taraflar paydaştırlar. Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenilmesini ve/veya ecrimisil istiyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir. Somut olaya gelince; yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya elverişli olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.
Şöyle ki; çekişme konusu taşınmazda pay sahibi olan tüm paydaşlar arasında harici bir taksimin olup olmadığının ve harici taksim var ise çekişmeli bölümün kime özgülendiği saptanmamış, taksim bulunmuyor ise yine tüm paydaşlarca uzunca bir zaman için her bir paydaşın kullandığı yer bulunacak şekilde bir fiili durumun yaratılıp yaratılmadığı böyle bir fiili durum yaratılmış ise çekişmeli yerin zilyedinin kim olduğu tespit edilmediği gibi taşınmazda davacıların kullandıkları veya kullanabilecekleri yer olup olmadığı hususu da açıklığa kavuşturulmamıştır. Hal böyle olunca, yukarıdaki ilke ve olgular doğrultusunda gerekli araştırma ve incelemenin yapılması hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Davalı vekilinin temyiz itirazları belirtilen nedenlerle yerindedir. Kabulüyle hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 20.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.