(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/1401 E. , 2008/2602 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.12.2004 gününde verilen dilekçe ile meraya elatmanın önlenmesi ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 02.10.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, meraya elatmanın önlenmesi, ot bedeli ve eski hale getirme giderlerinin tahsili istemiyle açılmıştır. Davalı, zamanaşımı ve husumet itirazında bulunarak, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, zamanaşımı ve husumet noktalarından söz edilerek dava reddedilmiştir. Hükmü, davacı Hazine temyiz etmiştir.
1.Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriği ile dava tarihinde dava konusu taşınmaz bölümlerine davalının elatması olmadığı saptandığından ve davacı ot bedelini ödetilmesini isteyemeyeceğinden davacının buna ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2.Davacı Hazinenin, toprak bedeli ve eski hale getirme bedellerinin tahsiline ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Taraflar arasında 872 parsel sayılı taşınmazın mera olarak sınırlandırıldığı çekişmeli değildir.
Uyuşmazlık, 11.04.2005 günlü krokide A, B, C, D ve E harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümleri ile aynı tarihli krokide T75 olarak işaretlenen ve yol olarak kullanıldığı saptanan yere ilişkindir. 19.12.2003 tarihli taşınmazın bulunduğu köy muhtarı ve ihtiyar heyetinden olan kişilerle, mera komisyonu üyeleri tarafından imzalanan suç tespit tutanağında bu yerlere davalı Lütfi Topraklı’nın elattığı saptanmıştır. Öte yandan, 23.03.2005 günlü keşif tutanağına geçirilen sözlerinde yerel bilirkişi ve tanık olarak dinlenen Naim Tuna’da tutanağı doğrulamıştır. Kısaca söylemek gerekirse, mera olan taşınmaza elatan, merayı bozarak oradan toprak taşıyan kişi davalı Lütfi Topraklı’dır. Davalının eylemi ise bir haksız fiildir. Haksız fiile ilişkin davalarda uygulanacak zamanaşımı da Borçlar Kanununun 66.maddesi gereğince mutazarrır olan tarafın verdiğini istirdada hakkı olduğuna ıttıla tarihinden itibaren bir sene ve her halde bu hakkın doğduğu tarihten itibaren on senedir. Davacı Hazine, istirdada hakkı olduğunu 19.12.2003 olan suç tutanağı ile öğrendiğini, dava ise 15.12.2004 tarihinde açıldığına göre, olayda zamanaşımı gerçekleşmemiştir. O yüzden, mahkemece davanın zamanaşımı ve husumet noktasından reddi yasaya ve dosya kapsamına uygun değildir. 4342 sayılı Mera Kanununun 4.maddesi hükmünce, meranın amaç dışı kullanılmak suretiyle vasıfları bozulursa tekrar eski konumuna getirmek amacıyla yapılan masrafların (eski hale getirme bedelinin) sebebiyet verenden tahsili gerekeceğinden, dolayısı ile eski hale getirme bedelinden davalı sorumlu olacağından mahkemece davacının bu bölüm isteğinin hüküm altına alınması gerekir. Deyinilen bu yönün gözardı edilmesi doğru olmadığından, karar bozulmalıdır.