(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2006/11278 E. , 2006/15253 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya ait tapulu taşınmazı 27.12.1993 tarihli harici düzenlenen satış sözleşmesi ile satın alarak, bedelini peşin ödediğini, taşınmazın tapusunun verilmediğini ileri sürerek taşınmazın rayiç bedelinin tahsilini istemiştir. Davalı, davanın reddine dilemiştir. Mahkemece, davacının ödediği paranın dava tarihinde ulaştığı değer olan 8.413,26 YTL’nin tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, 27.12.1993 tarihli harici düzenlenen satış sözleşmesi ile davalıya ait tapulu taşınmazın 300 m2’sini 60.000.000 TL.ye satın aldığını ferağı verilmediğinden zararın tazminini istemiştir. Davalı imar uygulaması neticesinde taşınmazdan yol geçtiğini, tapuyu vermek istediğini, davacının yeni oluşan fiili durum nedeni ile tapuyu almak istemediğini savunmuştur. Taraflar arasındaki harici düzenlenen sözleşme tapulu bir taşınmazın satışına ilişkin olduğu için eski MK.nun 634, TMK.nun 706, BK.nun 213 ve Tapu Kanununun 26. maddelerine göre geçersizdir. Sözleşmenin geçersiz olduğu bu durumlarda denkleştirici adalet kurallarına göre sözleşme kurulduğu zaman kararlaştırılıp ödenen satış bedelinin akdin imkansız hale geldiği tarihteki ulaştığı değer belirlenerek bu değere hükmedilmesi gerekir. Hemen belirtelim ki mahkemecede akdin geçersiz olduğu kabul edilerek denkleştirici adalet kuralına göre bir hesaplama yoluna gidilmiş ise de hükme esas alınan bilirkişi raporunda satış bedeli 60.000.000 TL.nın sözleşme tarihinden dava tarihine kadar çeşitli ekonomik değerlerle ulaştığı değer olarak 8.413,26 YTL bulunmuştur. Mahkemece bu değer üzerinden hüküm kurulmuştur. Davacı ifanın imkansız hale geldiği tarihteki paranın çeşitli ekonomik değerlere göre ulaştığı bedeli isteyebilir. Davacının keşif sırasında alınan beyanında imar geçince yerin küçüldüğünü bu nedenle tapuyu almadığını belirttiğine göre ifanın imkansız hale geldiği tarihin imar uygulamasının kesinleştiği tarih olması gerekir. Bu durumda mahkemece satış bedelinin imar uygulamasının kesinleştiği tarih araştırılarak ifanın imkansız hale geldiği bu tarihteki ulaştığı değere hükmetmesi gerekirken, aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.