(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/5000 E. , 2008/5798 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 06.09.2005 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19.01.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, maliki olduğu genel yola cephesi olmayan 90 parsel sayılı taşınmaz lehine Türk Medeni Kanunu’nun 747. maddesine dayanılarak geçit hakkı kurulmasını talep etmiştir.
Mahkemece, dava kabul edilerek 90 parsel yararına fen bilirkişisi raporunda 1. seçenek olarak belirtilen yeşil ile boyalı alandan 91 , 2267 ve 2268 parseller üzerinde geçit hakkı kurulmasına karar vermiştir. Hükmü, davacı vekili ve davalı M.Yahya Doğru temyiz etmiştir.
Dava, Türk Medeni Kanunu’nun 747 (önceki Medeni Kanunu’nun 671.) maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine mutlak geçit ihtiyaç veya geçit yoksunluğu, ikincisine de nisbi geçit ihtiyacı ya da geçit yetersizliği denilmektedir Geçit hakkı verilmesine ilişkin davalarda bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak, yararına geçit istenen taşınmaz müşterek mülkiyete konu ise dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir. Geçit ihtiyacı olan kişi davasını öncelikle taşınmazların mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun taşınmaz malikine karşı ve daha sonra bundan en az zarar görecek olana yöneltmelidir. Somut olaya gelince;
Geçit yeri olarak hüküm altına alınan 1. seçenekte 91 numaralı parselin 15m2’lik bölümü de geçit yeri olarak uygun görülmüştür. Temyiz aşamasında dosyaya getirtilen tapu kaydına göre taşınmazın maliki olduğu anlaşılan “... oğlu ... ...” davada yer almamıştır. Mahkemece, davacı tarafa yeterli süre verilerek adı geçen kişi aleyhine dava açtırılıp eldeki dava dosyası ile birleştirerek , 91 numaralı parsel maliki ... ...’nın göstereceği deliller olması halinde onların da değerlendirilmesi sonucu bir karar verilecek yerde , davanın niteliğine göre 91 parsel malikine husumet yöneltilip taraf teşkili sağlanmadan yargılamaya devam olunarak karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.