(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2009/11464
- Karar No
- 2009/13174
- Karar Tarihi
- 19.11.2009
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Gayrimenkul Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/11464 E. , 2009/13174 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 22.12.2008 gününde verilen dilekçe ile tersimat hatasının düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kesin hüküm nedeniyle reddine dair verilen 26.06.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _K A R A R_
Davacı, 573 ada 159 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalıların ise 158 sayılı parsele malik olduklarını, ancak taşınmazların bulunduğu alanda tapulama çalışmaları sırasında yapılan sistematik kayma sonucu tersimat hatası meydana geldiğini ileri sürerek bu hatanın giderilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, taraflar arasında aynı nitelikteki başka davaların hükme bağlanarak kesinleştiğini, kesin hüküm bulunduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava reddedilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Davada, taşınmazın kadastro tespiti sırasında veya sonradan yapılan işlemler nedeniyle ölçü, tersimat ve hesaplamalardan doğan fenni hatalar ve bundan kaynaklanan yüzölçümü hatasının düzeltilmesi istenilmiştir. Bu istemin dayanağı 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41. maddesidir. Gerçekten anılan hüküm uyarınca re’sen veya ilgilinin müracaatı üzerine kadastro müdürlüğünce bu tür düzeltmeler yapılabilir. Kadastro müdürlüğünün yaptığı işlem üzerine ise bu işlemin iptali için de sulh mahkemelerinde dava açılma olanağı vardır. Davanın açılma sebebi 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41. maddesi olduğuna göre taraflar arasında önceden görülmüş olan ve hükme ./.. 2009/11464-13174 -2- bağlanan davaların eldeki dava açısından kesin hüküm oluşturmayacağı açıktır. Çünkü HUMK.nun 237. maddesi gereğince kesin hükümden söz edebilmek için davaların tarafları hukuki sebebi ve konusunun aynı olması gerekir. Önceki davalarla eldeki davanın hukuki sebepleri farklı olduğundan orta yerde kesin hüküm bulunmamaktadır. Ancak davacı 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41. maddesine dayanarak bu davayı açamayacağından başka bir deyişle bu maddeye dayanılarak açılacak davaları aleyhine düzeltme yapılan kayıt malikleri açabileceğinden davanın reddedilmiş olması sonuç bakımından doğrudur.