Esas No
E. 2022/4763
Karar No
K. 2022/7901
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

8. Hukuk Dairesi         2022/4763 E.  ,  2022/7901 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Kullanım Kadastrosuna İtiraz

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı Hazine temsilcisi tarafından tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R

Kullanım Kadastrosu sonucunda, Sakarya ili ...., ilçesi ...., Mahallesi (kadastro çalışmaları sırasında Karamüezzinler Mahallesi) çalışma alanında bulunan 3505 parsel sayılı 29.220,00 metrekare (kadastro tespitinde 29.241,49 metrekare) yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve üzerindeki fındık ağaçlarının ...oğlu ...e ait olup taşınmazın aynı kişinin fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak, tarla ve fındıklık vasfıyla Hazine adına tespit edildikten sonra, taşınmazın beyanlar hanesine hükmen, ... çocukları ..., ..., ..., ... isimleri yazılarak tescil edilmiş; 3506 parsel sayılı 24.720,00 metrekare (kadastro tespitinde 23.954,46 metrekare) yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, üzerindeki fındık ağaçlarının ...oğlu ...'e ait olup taşınmazın aynı kişinin fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak, fındıklık vasfıyla Hazine adına tespit ve şerhler aynı kalmak üzere hükmen tescil edilmiş; 3507 parsel sayılı 10.159,42 metrekare (kadastro tespitinde 10.320,00 metrekare) yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve üzerindeki fındık ağaçlarının Veli oğlu ... ...'e ait olup taşınmazın aynı kişinin fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak fındıklık vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiş, bilahare dava tarihinden önce 15.07.2013 tarihinde 6292 Kanun uyarınca ...'e satış yoluyla tescil edilmiş ardından 10.07.2019 tarihli intikal işlemiyle ... ...ve müşterekleri adına verasete iştirak hükümleri dahilinde kayden intikali yapılmış ve 3508 parsel sayılı 5.429,76 metrekare yüzölçümündeki (kadastro tespitinde 5.400,00 metrekare) taşınmaz ise, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı ve üzerindeki fındık ağaçlarının ... oğlu ...'e ait olup taşınmazın aynı kişinin fiili kullanımında bulunduğu şerhi yazılarak, fındıklık vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiş ve 2009 yılında yapılan güncelleme çalışmaları sonucunda 3505, 3506, 3507 ve 3508 parsel sayılı taşınmazların yüzölçümleri düzeltilmek suretiyle 305, 3507 ve 3508 parsel sayılı taşınmazların kullanıcılarının aynı olduğu şerhi yazılmış, ancak 3506 parsel sayılı taşınmazın ise davalı olduğu belirtilmiştir.

Davacı ..., 23.08.2013 tarihli dava dilekçesiyle, 3508 parsel sayılı taşınmazı 2008 yılında davalı ...'den 11.500,00 metrekare olarak satın aldığını, bu tarihten beri taşınmazı kullandığını, aynı zamanda taşınmazın bir kısmının da 3505 ve 3506 parsel sayılı taşınmazlarda kaldığını ileri sürerek, taşınmazlar üzerinde adına kullanıcı şerhi verilmesi talebiyle dava açmış ve yargılama sırasında dava konusu ettiği yerlerin bir kısmınında 3507 parselde kaldığı iddiasında bulunduğundan, 3507 parsel sayılı taşınmaz maliki ... ile 3505 parsel sayılı taşınmazda adlarına kullanıcı şerhi bulunan ... ve ...'i davaya dahil etmiştir.

Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, 3508 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen 157,87 metrekarelik kısım ...'in maliki olduğu 3507 sayılı parselden ifraz edilerek davacı ...'in kullanımında olan 3508 sayılı parsele ilave edilmesi, aynı raporda (B) harfi ile gösterilen 4698,26 metrekarelik kısım ...'in kullanıcısı olduğu 3506 sayılı parselden ifraz edilerek davacı ...'in kullanımında olan 3508 sayılı parsele ilave edilmesi, aynı raporda (C) harfi ile gösterilen 986,60 metrekarelik kısım ... ve müştereklerinin kullanıcısı olduğu 3505 sayılı parselden ifraz edilerek davacı ...'in kullanımında olan 3508 sayılı parsele ilave edilmesi ile 11.272,49 metrekare olarak Hazine adına tescili ile taşınmazın beyanlar hanesinin kullanıcılar kısmına "Parsel üzerindeki fındık ağaçlarının ... oğlu ...'in kullanımında olup halen kendisine aittir" şerhinin yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.

1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı Hazine temsilcisinin dava konusu 3506 ve 3505 parsellere ilişkin hükme yönelik tüm temyiz itirazları ile 3507 ve 3508 parsellere ilişkin hükme yönelik aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.6100 sayılı HMK'nin 26. maddesi, “Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." şeklinde düzenlenmiştir. Mahkemece, hukuk yargılamasına hakim olan ilkelerden, "taleple bağlılık" ilkesi gözardı edilerek talepten fazlasına hükmedilemeyeceği gibi, başta dava konusu edilmeyen bir taşınmazın ıslah yoluyla dava konusu edilmesi ve bu taşınmaz hakkında hüküm verilmesi de hukuken mümkün bulunmamaktadır. Kamu düzenine ilişkin bu hususun, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerekir. Somut olayda; davacı taraf dava dilekçesiyle, 3505, 3506 ve 3508 parsel sayılı taşınmazlar hakkında dava açmış olup Mahkemece, dava konusu edilmeyen 3507 parsel sayılı taşınmaz hakkında da hüküm kurulmuş olması isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ : (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı Hazine temsilcisinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile yerel mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA; taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 11.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.