Esas No
E. 2022/3400
Karar No
K. 2022/6354
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

7. Hukuk Dairesi         2022/3400 E.  ,  2022/6354 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 06/09/2013 gününde verilen dilekçe ile el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istenmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; ecrimisil istemi yönünden davanın kabulüne, el atmanın önlenmesi istemi yönünden davanın feragat nedeniyle reddine dair verilen 15/12/2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle; süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava; elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.

Davacı; maliki olduğu 138 ada 2 parsel sayılı taşınmazın, davalı tarafından askeri bölge yapılmak ve etrafının tel çit ile çevirilmek suretiyle taşınmaza elatıldığını ileri sürerek, el atmanın önlenmesine ve ecrimisile hükmedilmesini istemiş, aşamalarda el atmanın önlenmesi isteminden feragat etmiş, davacı vekili 09.03.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile ecrimisil için faiz talep etmiştir.

Davalı kurum vekili, dava konusu jandarma karakolunun Hazine arazisi üzerinde kurulu olduğunu, davacının taşınmazını işgal etmediklerini belirterek, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece yapılan ilk yargılama neticesinde; davacının ecrimisil talebinin kabulüyle 8.342,26 TL ecrimisilin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının men'i müdahele talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 04.05.2017 gün 2014/21976 Esas - 2017/2317 Karar sayılı bozma ilamı ile; "...Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yukarıda belirtilen ilke ve usuller dikkate alınmaksızın, çekişmeli taşınmaza en uygun emsal yeterince araştırılmadan ecrimisil hesabının yapıldığı, mahkemece bu rapor ile sonuca gidildiği açıktır. Öte yandan, 25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ecrimisil davaları 5 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Bu beş yıllık süre, dava tarihinden itibaren geriye doğru hesap edilmelidir. Hal böyle olunca, yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde emsaller de incelenerek bilimsel verilere uygun, denetime elverişli ecrimisil hesabını içeren bilirkişi raporu alınması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi, anılan İçtihadı Birleştirme Kararı gözetilerek dava tarihi olan 06.09.2013 tarihi esas alınmak suretiyle geriye doğru 5 yıllık ecrimisil hesap edilerek hüküm altına alınması gerekirken, savunmaya itibar edilmeksizin ve bu süreyi aşar ve öncesini de kapsar şekilde belirlenen ecrimisilin karar altına alınmış olması da isabetsizdir..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Bozma ilamına uyan mahkemece yapılan yargılama neticesinde;"...Davanın kabulüyle 9.915,26 TL ecrimisilin dava tarihinden (06/09/2013) itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemlerinin reddine, davacının men'i müdahale talebinden vazgeçmesi nedeniyle men'i müdahale yönünden davanın reddine..." karar verilmiştir. Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 22.02.2021 gün 2018/12531 Esas - 2021/1487 Karar sayılı bozma ilamı ile; "... 6100 sayılı HMK'nın 26. maddesine göre, hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.

Davacı vekilince 09.03.2018 havale tarihli ıslah dilekçesi ile hükmedilecek ecrimisile faiz yürütülmesi istendiğine göre, Mahkemece, dava tarihinden itibaren işleyecek faize hükmedilmesi doğru olmamıştır. Somut olayda, Mahkemece Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyulmuş ancak, bozma ilamının gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki, bozma ilamında ecrimisil hesabının uzmanlık gerektiren bir husus olduğu vurgulanmış ve hükme esas alınacak bilirkişi raporunun kriterlerine detaylı şekilde yer verilmiştir. Ancak Mahkemece bozma sonrası aldırılan ve hükme esas alınan 20.02.2018 tarihli ek raporda, taşınmazın ev ve arsa olarak ayrı ayrı 2013 yılındaki kira bedelleri belirlenerek, 2013 yılından geriye doğru TEFE uygulanmak suretiyle önceki dönemlere ait ecrimisil bedelleri saptanmış, bunların toplamı ecrimisil bedeli olarak bildirilmiştir. Buna göre hükme esas alınan rapor, bozma öncesinde olduğu gibi, hüküm kurmaya elverişli değildir. Mahkemece yapılacak iş, taşınmazın bütün halinde dava konusu edilen ilk döneme ait ecrimisil bedeli bilirkişiler marifetiyle saptandıktan sonra ileriye doğru ÜFE uygulaması yaptırılması ve önceki bozma ilamına uygun karar verilmesi iken; bozma ilamına ve Dairemiz uygulamalarına uygun olmayan denetime elverişsiz rapor ile talebi de aşmak suretiyle karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Bozma ilamına uyan mahkemece yapılan yargılama neticesinde; el atmanın önlenmesi talebinin feragat nedeniyle reddine, 06/09/2008-06/09/2009 tarihleri arasında her bir aylık dönem için 147,56 TL'nin her bir aylık dönemin son gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle; 06/09/2009-06/09/2010 tarihleri arasında her bir aylık dönem için 160,72 TL'nin her bir aylık dönemin son gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle; 06/09/2010-06/09/2011 tarihleri arasında her bir aylık dönem için 180,24 TL'nin her bir aylık dönemin son gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle; 06/09/2011-06/09/2012 tarihleri arasında her bir aylık dönem için 187,52 TL'nin her bir aylık dönemin son gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle; 06/09/2012 - 06/09/2013 tarihleri arasında her bir aylık dönem için 199,18 TL'nin her bir aylık dönemin son gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

Hükmü; davalı vekili temyiz etmiştir. İncelenen dosya kapsamına göre;

1.Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2.Karar ve ilam harçları, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde yargılama giderleri arasında gösterilmiş olup, Kanun'da yazılı haller dışında yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir (m.326). Davanın kabulü halinde başvuru ve kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan nisbi karar ve ilam harcının HMK'nın 323. maddesi gereği davalıya yükletilmesi gerekirse de, somut olayda davalı taraf aleyhine olacak şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olmakla birlikte, davalı ..., 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/1-j hükmüne göre harçtan muaftır.

Buna göre, mahkemece; 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/1-j maddesi hükmü uyarınca davalının harçtan muaf olduğu gözetilerek, peşin alınan karar ve ilam harcının davacıya iadesine karar verilmesi gerekirken, davacı tarafından yatırılan harcın tamamının davalıdan tahsiline karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi hükmün bozulmasını gerektirmiş ise de yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, ikinci bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının hüküm bölümünün (3), (4) ve (5) numaralı bentlerinin hükümden çıkarılarak yerine “Davalı, harçtan muaf olduğundan davalıdan harç alınmasına yer olmadığına" cümlesinin yazılmasına, hüküm bentlerinin buna göre teselsül ettirilmesi suretiyle hükmün düzeltilmesine ve hükmün 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesine göre DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/10/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog