Aramaya Dön

(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2009/10680
Karar No
K. 2009/11764
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi         2009/10680 E.  ,  2009/11764 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 14.04.2009 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 05.06.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare temsilcisi tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, Honaz Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/32 esas sayılı dosyasından aldıkları yetki ile dava konusu ... köyü 72 parsel numaralı taşınmazın maliki görünen ...’nın tapu kaydındaki kaydının, “... oğlu, ... ” olarak düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hükmü, davalı idare temsilcisi temyiz etmiştir.

Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. Tapu Sicil Müdürlüğüne yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.

1.Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.

2.Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir.

3.Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla, taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.

4.İstem konusunda tanık dinlenmelidir.

5.Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır. Açıklanan bu hususlar çerçevesinde inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir. Mahkeme tarafından yapılan yargılama ve toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir.

Somut olayda; Honaz Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/32 esas sayılı dosyasından davacı idareye verilen yetki belgesine dosyada rastlanmadığı gibi dava konusu taşınmazın kadastro tutanağı ve varsa dayanakları dosyaya getirtilmeden, yetersiz Cumhuriyet Savcılığı ve nüfus araştırması ile davacı ... İdaresinin 2008/171 esas sayılı veraset ilamına ilişkin başka bir davada dinlenilen tanıkların bu davayı ispatladığı sonucuna varılarak hüküm tesis edilmiştir.

Mahkemece; ... köyü 72 parselin kadastro tutanağının ve dayanak belgelerinin ilgili yerden temini ile tapu kaydında geçen ... ile ilgili usulüne uygun nüfus araştırması yapılarak ve ...’nın anne, baba ve kardeşlerini gösterir nüfus aile kaydının getirtilerek ayrıca gerekirse bu araştırmalardan sonra mahallinde keşif de yapılarak sonucuna göre hüküm tesisi gerekir. Eksik inceleme ve araştırma sonucu mülkiyet nakline sebep olunacak kuşkusu taşır şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı idare temsilcisinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 27.10.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog