(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/10707 E. , 2009/11813 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 04.12.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 01.05.2008 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı ve duruşmasız olarak incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle, tayin olunan 03.03.2009 günü mürafaa icrasından sonra dosyada görülen eksiklik nedeniyle evrak mahalline iade edilmiştir. Anılan eksikliğin giderilmesinden sonra dosya tekrar Dairemize gönderilmiş olmakla içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, satış vaadi sözleşmesine dayanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dava kabul edilmiş, 1577 ada 9 sayılı parselde davalı ... adına olan tapunun 108.94 m2.sinin 1577 ada 8 parselde 1/2 pay sahibi olan davalı ... payından 135.59 m2., davalı ... payına isabet eden miktardan ise 135.59 m2.sinin iptali ile bu miktarların davacı adına tesciline, birleşen davanın kabulü ile 1577 ada 3 sayılı parselin tapu kaydının iptali ve davacı adına tesciline karar verilmiştir. Hükmü davacı ve davalılar temyiz etmiştir.
Kaynağını Borçlar Kanununun 22. maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Borçlar Kanununun 213. maddesi ile Türk Medeni Kanununun 706. ve Noterlik Kanununun 89. maddesi hükümleri uyarınca noter önünde re’sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür. Vaat alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyeti devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanununun 716. maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerde davalı ...’ın 25.3.2002 tarihli biçimline uygun düzenlenen satış vaadi sözleşmesi ile 115 ada 16 sayılı parseldeki 2811/20759 payı davacıya satış vaadinde bulunduğu, aynı tarihte davalı ...’ın 115 ada 16 sayılı parselden satış vaadine konu olmayan 741/20759 payı da tapuda satın alarak malik olduğu anlaşılmaktadır. Satış vaadine konu 115 ada 16 sayılı parsel uygulama sonucu 1577 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6 ve 7 sayılı parsellere gitmiş, 4 sayılı parsel ise 8 ve 9 sayılı parsellere ifraz olunmuştur.
Davacı eldeki davada daha önce aynı satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyeti talep yetkisi kazandığı, 5 sayılı parsel dışında 3, 8 ve 9 sayılı parsellerdeki davalı ...’ın satış vaadi sözleşmesine konu ettiği payın iptali ile adına tescilini istemiştir. Başka bir deyişle, 25.3.2002 günlü satış vaadi sözleşmesinin 1577 ada 5, 3, 8 ve 9 parselleri ihtiva ettiği ileri sürülmektedir.
Mahkemece yapılan inceleme ve araştırma, özellikle bilirkişi raporu yetersiz olduğu gibi kurulan hüküm de infaza elverişli değildir. Uyuşmazlığın çözümü için 25.3.2002 günlü satış vaadi sözleşmesinin konusu olan 5, 3, 8 ve 9 sayılı parsellerdeki davalı ... payının ne olduğu duraksamasız saptanmalı, diğer davalıların durumu tartışılarak bunun sonucuna uygun hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece yapılması gereken iş, yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak davacının daha evvel mülkiyetini kazandığı 5 parsel sayılı taşınmaz da dikkate alınmak suretiyle 3, 8 ve 9 sayılı parsellerdeki davalı ... payını hesaplatmak, davayı metrekareye oranlamak suretiyle değil paya hasren değerlendirilip sonuçlandırılmak olmalıdır. Eksik inceleme ve araştırma ve bilirkişilerin yetersiz raporu ile hüküm kurulması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.