(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2009/11962 E. , 2009/13161 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : ... VD.
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 01.12.2002 gününde verilen dilekçe ile 3402 sayılı Yasanın 41. maddesi uyarınca yapılan düzeltmenin iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 29.05.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, davalılara ait taşınmazlarda kadastro müdürlüğünce 3402 sayılı Yasanın 41. maddesi uyarınca düzeltme yapıldığını, taşınmazların sınırında devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerler bulunması nedeniyle işlemin hatalı olduğunu ileri sürerek düzeltmenin iptalini istemiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlar, mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 3402 sayılı Yasanın 41. maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali istemine ilişkindir. 5304 Sayılı Kanunun 9.maddesi ile yapılan değişiklikten sonra anılan madde; “Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hatalar, ilgilinin müracaatı veya kadastro müdürlüğünce re’sen düzeltilir. Düzeltme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunur. Tebliğ tarihinden başlayan otuz gün içinde düzeltmenin kaldırılması yolunda sulh hukuk mahkemesinde dava açılmadığı takdirde, yapılan düzeltme kesinleşir. ./.. 2009/11962 - 13161 - 2 -
Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle kesinleşmiş olan taşınmazlarda, değişiklik işlemleri sırasında ortaya çıkan yüzölçümü farklılıklarından, kadastronun dayandığı teknik kurallarda belirtilen hata sınırları içinde kalanların re’sen düzeltilmesine Kadastro Müdürlükleri yetkilidir” şeklinde düzenlenmiştir.
Harita ve krokisi bulunan tapu kayıtlarına Türk Medeni Kanununun 719. ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20. maddeleri uyarınca harita ve krokisi kapsamı ile değer verilir. Harita ve krokiden diğer bir ifade ile mülkiyet hakkının kapsamından maksat sınır çizgileri değil haritanın gerçek ölçü değerleridir.
41.madde ile mülkiyet hakkının yatay kapsamının belirlenmesi ve taşınmazı komşu taşınmazlardan ayıran, ferdileştirilmesini sağlayan harita ve planlarda yapılan ölçü, sınırlandırma, tersimat veya hesaplama hatalarının düzeltilmesi amaçlanmıştır. Yapılacak düzeltme ile mülkiyet aktarımına neden olunmamaktadır. Kuşkusuz, mülkiyet aktarımına neden olan hatalar için çözüm açılacak tapu iptali ve tescil davasıdır.
Kadastro müdürlüğünün re’sen veya ilgililerin başvurusu üzerine yapacağı açıklanan düzeltme işlemlerini ilgililere tebliğinden sonra, ilgililerin sulh hukuk mahkemesine 30 gün içinde açacakları davada, düzeltme işlemi yararına olan kişi ya da kişiler hasım gösterilerek işlemin iptali istenebilir. Düzeltme işleminin kadastro müdürlüğünce re’sen yapıldığı durumlarda müdürlüğe karşı da dava yöneltilmelidir.
Somut olayda da; dava konusu taşınmazlarda 14.09.2002 tarihli işlemle taşınmazların yüzölçümü miktarları düzeltilmiştir. İşlemin dayanağı olan raporda ve taşınmaz başında yapılan keşifte parsellerin zemin ve pafta durumlarının aynı olduğu, orjinal ölçü değerleri ile uyumlu bulunduğu saptanmıştır. Ancak, yüzölçümü karnelerindeki planimetre hesaplarının hatalı yapılması nedeniyle yüzölçümlerinin yanlış hesaplandığı, bu nedenle düzeltme yapıldığı belirlenmiştir. Müdürlüğün yaptığı bu düzeltme yukarıda açıklanan 41. madde kapsamında hesaplamadan kaynaklanan hatanın giderilmesine ilişkin olup davanın reddinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediğinden temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, 19.11.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.