Esas No
E. 2021/6662
Karar No
K. 2022/8445
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

8. Hukuk Dairesi

E. 2021/6662 K. 2022/8445 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/6662, K. 2022/8445, T. 24.03.2021
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/6662
Karar No
2022/8445
Karar Tarihi
24.03.2021
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

8. Hukuk Dairesi         2021/6662 E.  ,  2022/8445 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

EK KARAR TARİHİ : 24/03/2021

DAVA TÜRÜ : Kadastro Tespitine İtiraz

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, 24.03.2021 tarihli ek kararla davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olup, hükmün müdahil davacı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R

Mahkemenin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; “Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonrası oluşturulan hükümle esas dava dosyası ile birlikte birleştirilen bir kısım dosya numaraları yazılarak çekişmeli taşınmazların mera olarak özel siciline kaydına karar verildiği, ancak, çekişmeli taşınmazların parsel numaralarının hüküm yerinde açıkça gösterilmediği, bu haliyle infazda tereddüt yaratır nitelikte hüküm kurulduğu, ayrıca mahkemenin hüküm yerinde belirttiği ve esas dosya ile birleştiği belirtilen dava dosyaları içinde davacı ...tarafından davalılar Hazine ve Köy Tüzel Kişiliğine yönelik olarak açılan 1992/251 Esas sayılı dava dosyası ile dosya kapsamında bulunan tensip zaptından anlaşıldığı kadarı ile davacılar ...ve arkadaşlarının davalılar ... ve arkadaşları aleyhine açtıkları 1993/235 Esas sayılı dava dosyasının adının zikredilmediği ve adı geçen davacıların davaları hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği gibi Mahkemece davanın reddine karar verildiği göz önüne alındığında, Hazine'nin davacı olduğu 1993/239 ve 1996/1 Esas sayılı dava dosyaları hakkında verilen red kararı ile hüküm sonunda belirtilen mera olarak özel siciline tescil şeklindeki belirtimin birbiri ile çeliştiğinden hükmün infaz kabiliyetini ortadan kaldırır nitelikte olduğu, Mahkemece eldeki dosya ile birleştirilen 1993/235 Esas sayılı dava dosyası için açıkça bir hüküm kurulmadığı gibi bir an için olumlu/olumsuz hüküm oluşturulduğu düşünülse dahi sözü edilen dava dosyasında, davacı ve davalıların gerçek kişiler olduğu, Köy Tüzel Kişiliği ve Hazine'nin bu dosyada dava konusu edilen taşınmazların bir kısmı için dava açmadıkları gibi açılan davaya da usulüne uygun olarak katılmadıkları, bir başka deyişle davanın, kişiler arasındaki kadastro tespitine itirazdan kaynaklandığı gözetilmeksizin, haklarında mera olarak tespiti yönünde talep bulunmayan taşınmazların dahi mera olarak özel siciline kaydına karar verilmesinin ve ayrıca bir kısım şahısların isimlerine gerekçeli karar başlığında yer verilmeyerek davanın taraflarının ve sıfatlarının tam olarak karar başlığına yansıtılmamasının isabetsiz olduğu açıklanarak, yöntemine uygun şekilde infazı kabil hüküm kurulması” gereğine değinilmiştir.

Yargılama sırasında müdahil ..., tapu kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, kadastro sonucunda vergi kaydı, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ve ölü olduğu kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle ... adına tespit ve tescil edilen, ...., ilçesi .....,Köyü çalışma alanında bulunan 231 parsel sayılı 20.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz yönünden davaya katılmış ve bilahare Mahkemece, dava dosyasında bu parsele yönelik dava bulunmadığı gerekçesiyle, 231 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davanın tefriki ile mahkemenin başka esasına kaydının yapılmasına karar verilmiş ve bu karar uyarınca 231 parsel hakkındaki dava mahkemenin eldeki davanın (2020/15) Esas sırasına kaydedilmiştir.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın görev yönünden reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili ...., Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verildikten sonra, müdahil davacı tarafından yasal süresinde yetkili ve görevli mahkemeye gönderme talebinde bulunulmadığı gerekçesiyle 24.03.2021 tarihli ek kararla davanın açılmamış sayılmasına ve çekişmeli taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; iş bu ek karar, müdahil davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece, dava dosyalarının birleştiği Özalp Kadastro Mahkemesinin 1997/8 Esas sayılı dava dosyası ve bu dosya ile birleşen Özalp Kadastro Mahkemesinin 1993/243 Esas sayılı dava dosyasında dava konusu olmayan 231 parsel sayılı taşınmaz hakkında müdahale talebinde bulunulduğu, 231 parsel sayılı taşınmaz hakkında askı ilan süresi içinde açılmış bir dava bulunmadığından taşınmazın kadastro tespitinin 02.04.1998 tarihinde kesinleştiği ve askı ilan süresinden sonra kadastro tespiti kesinleşen taşınmaz hakkında açılan davalarda görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili Özalp Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verildikten sonra, müdahil davacı tarafından yasal süresinde yetkili ve görevli mahkemeye gönderme talebinde bulunulmadığı gerekçesiyle ek kararla davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de, verilen karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.

Şöyle ki; Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere 231 parsel sayılı taşınmaz hakkında müdahil ... tarafından katılma talebinde bulunulmuş ise de, sözü edilen taşınmaz, eldeki dosyanın tefrik edildiği dava dosyasında dava konusu olmadığından, bu taşınmaza yönelik müdahil ...’nin katılma talebi hüküm ifade etmeyecektir.

Hal böyle olunca; Mahkemece, bu parsel hakkında yöntemine uygun şekilde açılmış bir dava bulunmadığı gerekçesiyle esas karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde önce görevsizlik kararı verilmesi ve akabinde de ek kararla yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden, mahkemenin 24.03.2021 tarihli ek kararının kaldırılmasına ve davanın görev yönünden reddine ilişkin hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, müdahil davacının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkemenin davanın açılmamış sayılmasına ilişkin 24.03.2021 tarihli ek kararının kaldırılmasına ve hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden müdahil davacıya iadesine, 25.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
BOZULMASINA Yargıtay Hukuk Gayrimenkul Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu K6100 md.3 K1086 md.428
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog