Esas No
E. 2021/12477
Karar No
K. 2022/8766
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2021/12477 E.  ,  2022/8766 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalı vekili, davacılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R

Mahkemenin verdiği karar Yargıtay tarafından usulüne uygun zilyetlik araştırması yapılması ve dava konusu taşınmazın dört taraftan fotoğraflarının çekilerek ekilen sürülen boş kalan kısımların ayrı ayrı işaretlenmesi, parsel sınırlarının fotolar üzerinde gösterilmesi, uzman bilirkişiye eski belgeler üzerinde stereoskopik inceleme yaptırılması gereğine değinilerek bozulmuş olup, Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra yapılan yargılama neticesinde; davanın kısmen kabulüne, dava konusu ... ili ... ilçesi ...., Köyü ....., Mevkiindeki 232 ada 18 parsel sayılı taşınmazın jeodezi ve fotogrametri mühendisi ... ile fen bilirkişisi ...'ın 09.05.2016 hakim havale tarihli raporunun ekindeki 8 nolu krokide (B) harfi ile gösterilen sarı renk ile boyalı 4160,86 m² yüzölçümlü kısmın ve (B1) ile gösterilen sarı renk ile boyalı 1594,84 m² yüzölçümlü kısmın tapu kayıtlarının iptali ile, bu taşınmazların aynı adanın en son parsel numarasını takip eden parsel numaraları altında ayrı ayrı olmak üzere ve ayrı ayrı 20'şer pay kabul edilerek, 5 payının ... oğlu ..., 5 payının ... kızı ..., 5 payının ...., kızı ..., 2 payının ... kızı ..., 2 payının ... oğlu ..., 1 payının ... kızı ... adına tapuya tesciline, aynı bilirkişi raporunda A ve C harfi ile gösterilen kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiş olup; hüküm, davalı vekili ve bir kısım davacılar vekili Av. ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 1948 yılında 3116 sayılı Kanuna göre yapılan orman kadastrosu, 2007 yılında arazi kadastrosu ve 2009 yılında kesinleşen 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B ve aplikasyon çalışması bulunmaktadır.

Öncelikle belirtmek gerekir ki; Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ancak gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; dosyada 1974 ve 1994 tarihli memleket haritaları, 1972 ve 1992 tarihli hava fotoğrafları, 2008, 2011 ve 2014 tarihli uydu görüntüleri uygulanmış ancak bu belgeler taşınmazda tarımsal üretim olup olmadığı hususunda herhangi bir incelemeye tabi tutulmamıştır. Ayrıca taşınmazda imar ihyanın ne zaman başladığı ne zaman tamamlandığı, zilyetliğin nasıl sürdürüldüğü hususları net olarak ortaya konulmamıştır. Taşınmaz krokide A, B, B1 ve C olarak 4 bölüme ayrıldığı halde, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarında bahsedilen yerlerin (örneğin bir kısım yerin evveliyatında da çalılık, taşlık olduğu ve kullanılmadığı beyan edilmesine rağmen, bu kısmın neresi olduğu rapor ve krokide açıkça gösterilmemiştir) taşınmazın hangi bölümlerine ilişkin olduğu rapor ve eki krokide gösterilmemiştir.

Mahkemece, bir taşınmaz üzerinde zilyetlik ile kazanma koşullarının oluşup oluşmadığının dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıkların yer ve zamana dayalı beyanlarının diğer kayıt ve belgelerle bir bütün olarak değerlendirilmesi suretiyle belirlenmesi gerekir. Keşif mahallinde dinlenen mahali bilirkişi ve tanıklar dava konusu taşınmazı davacıların murisi ...’in yaklaşık 50 yıl kullandığını, sonrasında eşi ...’in kullanıldığını beyan etmiş, tanık ... ..., taşınmazı en son kendisinin 1991-1994 yılları arasında davacılardan kiralayıp kullandığını, sonrasında taşınmazda herhangi bir tarımsal faaliyet olmadığını belirtmiş ancak mahalli bilirkişi ve tanıkların beyanları hava fotoğrafları vb. kayıt ve belgelerle denetlenmemiştir.

O halde; doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece, tespit tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait ilişkin stereoskopik hava fotoğraflar Harita Genel Komutanlığından, aynı tarihler arasında düzenlenen fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftalar ise İl Kadastro Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konulmalı ve ardından taşınmaz başında yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, fen elemanı, jeodezi mühendisi, orman mühendisi ve 3 kişilik ziraat mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından taşınmazın öncesinin ne olduğu, taşınmaz üzerinde zilyetliğin bulunup bulunmadığı, zilyetliğin hangi tarihte ve ne zaman başladığı, zilyetliğin sürdürülüş biçimi, kimden kime ve nasıl intikal ettiği etraflıca sorulup somut ve maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, fen bilirkişisine beyanlarda geçen taşınmaz bölümlerini gösterir kroki düzenlettirilmeli, ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan taşınmazın evveliyatının zilyetlike iktisaba elverişli olup olmadığı, imar ihyaya ne zaman başlandığı ve tamamlandığı, çekişmeli taşınmazın niteliği, kullanılıp kullanılmadığı, kullanılmıyor ise ne kadar süredir kullanılmadığı, toprak yapısı, eğimi, bitki deseni yönünde ayrıntılı ve gerekçeli, taşınmazların fotoğrafını da içeren rapor alınmalı, fotoğraflar üzerinde çekişmeli taşınmazın ekilip sürülen ve boş kalan bölümleri ayrı ayrı işaretlettirilmeli, yine taşınmazın dört taraftan fotoğrafları çektirilerek parsel sınırları da fotoğraflar üzerinde gösterilmeli; jeodezi mühendisi bilirkişiye hava fotoğrafları ve temin edilebilen en eski uydu fotoğrafları üzerinde stereoskopik inceleme yaptırılmalı ve taşınmazda tarımsal faaliyet yapılıp yapılmadığı, tarımsal faaliyet yapılıyorsa taşınmazın hangi bölümünde, ne zamandır yapıldığı ortaya konulmalı, fen bilirkişisine keşfi izlemeyi sağlayacak kroki düzenlettirilmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz raporlara dayanılarak yazılı biçimde karar verilmesi usûl ve kanuna aykırıdır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin ve bir kısım davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden bir kısım davacılara iadesine, 03.11.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.