Aramaya Dön

(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2008/14170
Karar No
K. 2008/14979
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi         2008/14170 E.  ,  2008/14979 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalılar aleyhine 07.12.2006 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın 257 parsel yönünden kabulüne dair verilen 27.12.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R

Dava, Türk Medeni Kanunu’nun 747. maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir.

Geçit hakkı verilmesine ilişkin davalarda, bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak, yararına geçit istenen taşınmaz müşterek mülkiyete konu ise dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir.

Türk Medeni Kanunu’nun 747/2 maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira, geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır. Uygun güzergah saptanırken önemle üzerinde durulması gereken diğer bir yön ise, aleyhine geçit kurulan taşınmaz veya taşınmazların kullanım şekli ve bütünlüğünün bozulmamasıdır. Şayet başka türlü geçit tesisi olanaklı değil ise bunun gerekçesi kararda açıkça gösterilmelidir.

Yararına geçit kurulacak taşınmazın tapuda kayıtlı niteliği ve kullanım amacı nazara alınarak özellikle tarım alanlarında, nihayet bir tarım aracının geçeceği genişlikte (emsaline göre 2,5-3 m.) geçit hakkı tesisine karar vermek gerekir. Bu genişliği aşan bir yol verilecekse, gerekçesi kararda dayanakları ile birlikte gösterilmelidir.

Saptanan geçit nedeniyle yükümlü taşınmaz malikine ödenmesi gereken bedel taşınmazın niteliği gözetilerek uzman bilirkişiler aracılığı ile objektif kriterler esas alınarak belirlenmelidir. Saptanacak bedel de hükümden önce depo ettirilmelidir. Hemen belirtmek gerekir ki, bedelin saptanmasından sonra hüküm tarihine kadar taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmiş veya bedel tespitinden sonra yörede taşınmazın değerini artıracak değişiklikler meydana gelmiş olabilir. Bu gibi durumlarda mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olmamak ve diğer tarafın hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak olası davranışlarını önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tespiti yapılmalıdır. Kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanunu’nun 748/3 maddesi uyarınca tapu siciline kaydı da gereklidir. Geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır. Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; Davacı, 263 parsel sayılı taşınmazının genel yol ile bağlantısının bulunmadığını belirterek taşınmazı yararına, davalılara ait 254, 255, 256 ve 257 parseller üzerinden geçit hakkı kurulmasını talep etmiştir.

Davalıların bir kısmı en uygun yerden geçit kurulmasını istemişler, bir kısım davalılar yargılamalara katılmamışlardır. Mahkemece, davacıya ait 263 parsel yararına, 257 parsel üzerinden 18.04.2007 tarihli bilirkişi raporunda (7) numaralı güzergah olarak gösterilen, 2,5 metre eninde toplam 293,81 m2’lik kısımdan geçit hakkı tesisine karar verilmiştir. Hüküm, 257 parsel maliki davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.

Dosyada bulunan kadastro paftasında geçit hakkı tesis edilen 257 parsel ile 259 parsel numaralı taşınmazların tevhit sonucu 8234 parsel numaralı taşınmaz olarak tek parsel haline geldiği anlaşılmaktadır. Kadastro paftasında görünen bu durumun tapu sicilinden tetkiki ile 257 ve 259 parsellerin tevhidi sonucu 8234 parselin oluştuğunun anlaşılması halinde kurulan geçidin 8234 parseli ikiye böleceği kesindir.

Geçit hakkı davasında tüm alternatiflerin değerlendirilmesi yapılarak en uygun yerden geçit hakkı kurulması gerekir. Somut olayda 264, 266, 268 parsellerin güneyinden geçit hakkı kurulması değerlendirilmesi yapılmamıştır. Mahkemece; 257 ve 259 parsellerin paftasında görünen durumunun araştırılması ve mahallinde yeniden keşif yapılarak yukarıda belirtilen alternatifinde göz önüne alınıp bu alternatif ile 253, 252, 251 parsellerin kuzeyi, 255 parselin kuzeyi, 256 parselin güneyi veya 257 ile 259 parsel numaralı taşınmazların tevhidi sonucu 8234 parselin oluştuğunun belirlenmesi halinde 8234 parselin güneyinden kurulacak alternatiflerin değerlendirilerek sonucuna göre en uygun geçit yeri üzerinden “fedakarlığın denkleştirilmesi” prensibine uygun olarak geçit hakkı kurulması gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ...’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine, 01.12.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog