6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2021/4361 E. , 2022/5202 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen kararın temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R -
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, taraflar arasındaki hizmet alımı işine ilişkin teknik şartnamenin 10. maddesinin ihlal edildiği gerekçesiyle davalı kurumun müvekkiline ihtarname gönderildiğini, aynı durumun devam etmesi halinde ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların gelir kaydedileceği, sözleşmenin fesih edileceğinin ihtar edildiğini ileri sürerek, öncelikle ihtarname ile gönderilen uygulamanın tedbiren durdurulmasını, yargılama sonunda muarazanın önlenmesi taleplerinin kabulü ile davalı tarafından müvekkil firmaya gönderilen ihtarname içeriğindeki davalı idarenin işlemlerinin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı şirketin 4 işçiyi davalı idareye danışmadan ve görüşü alınmadan işten çıkardığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, Teknik Şartnamesinin 10. maddesinde, "yüklenici firmanın işlerin aksamaması için çalıştırılan işçilerin değişimini idarenin görüşünü alarak yapacaktır" hükmünün düzenlendiği, ancak Kamu İhale Genel Tebliğinin 78/26 fıkrası gereğince hizmet alım ihalelerinde, ihale makamının alınacak ve işten çıkartılacak işçiler açısından tasarruf hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne ihtarnamede belirtilen işlemlerin, 4857 sayılı Kanun ile Kamu İhale Genel Tebliği hükümlerine aykırılık teşkil ettiğinin tespitine, bu yöne ilişkin davalı idareye ait işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Anılan karar davalı vekilince istinaf edilmiştir. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesince, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava, davalı kurum tarafından davacıya gönderilen ihtarname içeriğinde yapılacağı belirtilen işlemlerin iptali ile buna yönelik muarazanın önlenmesi istemine ilişkindir.
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 106/2. maddesi uyarınca davada hukuki yarar dava şartıdır. Tespit davaları, bir hakkın veya hukuki ilişkinin var olup olmadığının tespitine ilişkin davalardır. Tespit davası yolu ile mahkemeden bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığı veya yokluğu yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir (HMK madde 106/1). Tespit davasının dinlenebilmesi için ayrıca davanın konusunun yalnız hak veya hukuki ilişkiler olabilmesi ve bir hakkın veya hukuki ilişkinin var olup olmadığının hemen tespit edilmesinde hukuki yararın bulunması gerekir.
Somut olayda, davalı kurumca tesis edilen herhangi bir işlemin olmadığı, henüz hukuk aleminde doğmamış, ileride doğması muhtemel olan bir işlem için hukuka aykırı olduğu yönünde tespit kararı verilemeyeceği gibi davacının tespitini talep ettiği hususların da eda davasında her zaman ileri sürülmesi mümkün olduğundan, davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunmaması nedeniyle davanın HMK 114/1-h bendi ve HMK 115/2 gereğince usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek davalı idareyi bağlayacak şekilde karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
2.Kabule göre de, taraflar arasındaki protokolde, işçi değişikliğinde idarenin görüşünün alınması kararlaştırıldığından bu kapsamda inceleme yapılması gerekirken, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/9. maddesi gereği yeni işçi alımı ve işten çıkarma yetkisinin kamu kurum, kuruşları ve ortaklarına bırakılması yönünde hükümler konulamayacağı şeklindeki düzenleme kapsamında değerlendirilme yapılarak karar verilmesi hatalı olmuştur.