(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/3136 E. , 2008/3846 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 21.12.2006 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18.10.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, 160 parsel sayılı taşınmazının genel yola bağlantısının bulunmadığını ileri sürerek, davalılara ait 199 ve 162 parsel sayılı taşınmazlar üzerinden geçit hakkı kurulmasını istemiştir. Davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 199 ve 162 parseller üzerinden geçit hakkı kurulmasına karar verilmiş, hükmü davalı 199 parsel maliki ... vekili temyiz etmiştir.
Dava, Türk Medeni Kanunu’nun 747. maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Mahkemece uygun geçit yeri saptanırken öncelikle taraf yararlarının gözetilmesi gerekir. Zira, geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının subjektif arzularına göre değil objektif esaslara uygun belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır. Uygun güzergah saptanırken, aleyhine geçit kurulan taşınmazın kullanım bütünlüğü bozulmamalıdır. Taşınmazın kullanım bütünlüğünün bozulmasının zorunlu olduğu hallerde bu husus gerekçelendirilerek geçit hakkı tesisi edilmelidir.
Eldeki davada, davacı taşınmazının mutlak geçit ihtiyacı bulunmaktadır. Mahkemece bu ihtiyacı karşılamak için üzerinde geçit hakkı tesis edilen 199 parsel sayılı taşınmazın kullanım bütünlüğü bozularak geçit hakkı tesis edilmesi ve 201 parsel sayılı taşınmazın davacıya ait olduğu ve bu parselden geçit hakkı kurulduğunda geçidi tamamlamak için 199, 212 ve 282 parsel sayılı taşınmazlara yukarıda anılan fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi gereği daha az yükümlülük getireceği gözetilmeksizin, anılan gerekçe ile kurulan geçit doğru olmamıştır.
Mahkemece, yukarıda açıklanan nedenlerle teknik bilirkişinin 30.09.2007 tarihli raporunda belirlediği geçit alternatiflerinden 201, 282, 212, 199 parsel sayılı taşınmazlardan geçen ve kırmızı ile gösterilen k,l,m,n güzergahından geçit kurulmalıdır. Bu geçit oluşturulurken üzerinden geçit irtifakı kurulacak 282 ve 212 parsellere ait tapu kayıtları ilgili tapu sicil müdürlüğünden getirtilerek parsel malikleri tespit edilmeli, davada yer almayan bu parsel maliklerinin hakkında dava açılıp birleştirilerek davada yer almaları sağlanmak üzere davacıya imkan verilmeli, kesintisizlik kuralı gereği davacıya ait 201 parsel sayılı taşınmazdan “akdi geçit hakkı” kurdurma olanağı tanınmalı ya da istek halinde hükmen davacının taşınmazları arasında kesintisiz olarak ulaşımı sağlayacak şekilde geçit kurulmalıdır. Yukarıda açıklanan hususlar gözetilmeksizin verilen karar doğru olmadığından bozulması gerekmiştir.