Aramaya Dön

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2006/6519
Karar No
K. 2006/10436
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi         2006/6519 E.  ,  2006/10436 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacılar murisleri ...'in davalılarda düzenlenen adi sözleşme ile tapulu taşınmaz satın alıp, bedelini ödediğini ve taşınmazın kendisine teslim edildiğini, ancak tapuda işlem yapılmadığını bildirip, ödediği bedelin sözleşmenin 5. maddesi hükmüne göre faiziyle tahsilini istemiştir. Davalılar, sözleşmenin geçersiz olduğu, faiz ve cezai şartın talep edilemeyeceğini, taşınmazların sözleşme tarihinden beri davacıların zilyetliğinde olduğunu savunarak davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece, dava dilekçesinde fazlaya dair hakların saklı tutulmadığı gerekçesiyle 2.500.000.000 Tl.nın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, her iki tarafça temyiz edilmiştir.

1.Dava dilekçesinde davalı ... kendi adına asaleten, diğer davalılara vekaleten davalı olarak gösterilmiş, yargılama aşamasında diğer davalılar cevap vermek suretiyle yargılamaya iştirak etmişler mahkemece karar başlığında davalı olarak sadece ... gösterilerek 2.500.000.000 Tl.nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Hemen belirtmek gerekir ki avukatlık ilişkisi olmaksızın vekaleten dava açılması mümkün olmadığı gibi diğer şahıslara vekaleten dava açılan şahıs aleyhinde de hüküm kurulamaz. HUMK.nun 388/2 maddesi uyarınca kararda davalıların hepsinin gösterilmesi ve her bir davalı hakkında hüküm kurulması zorunludur. Diğer davalılar davaya cevap vermek ve yargılamaya iştirak etmek suretiyle açılan davayı benimsediklerine göre, her bir davalının ayrı ayrı kararda gösterilmesi ve her bir davalı hakkında ayrı ayrı hüküm oluşturulması gerekir. Mahkemece değinilen bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.

2.Davacı ...’in kendisini davada vekil sıfatıyla temsil eden avukatına verdiği vekaletnamenin incelenmesinde, kendisine asaleten, ve 13.9.1985 tarihinde doğan çocuğu ...’e velayeten avukatı vekil tayin ettiği anlaşılmıştır. ... 13.9.1985 doğumlu olup yargılama aşamasında reşit olmuştur. Reşit olan davacı ... Medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olduğu içinde tek başına hareket etme hak ve yetkisine sahiptir. Dosya için davacı ...’in açılan davaya muvafakat ettiğine dair bir beyanı olmadığı gibi müstakilen vekil tayin ettiğine dair vekaletnamesi de bulunmamaktadır. Mahkemece, davacılar vekili sıfatıyla hareket eden avukattan davacı ...’in vekili olduğuna dair vekaletnamesinin alınarak yargılamaya devamla hüküm kurulması gerekirken, bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

3.Yukarıda yer alan bozma nedenlerine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda 1 ve 2 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 3 numaralı bent uyarınca tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadğına, 26.6.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog