Aramaya Dön

(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2008/6719
Karar No
K. 2008/9159
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi         2008/6719 E.  ,  2008/9159 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar tarafından, davalı aleyhine 03.09.2003 gününde verilen dilekçe ile asli müdahil ... Köyü Tüzel Kişiliği de 13.04.2004 tarihli dilekçesiyle meraya elaatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; ... ve arkadaşlarının açtığı davanın açılmamış sayılmasına, asli müdahilin davasının reddine dair verilen 18.03.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi asli müdahil vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R ... ve arkadaşlarının açtığı davaya asli müdahil olarak katılan müdahil davacı ... Köyü Tüzel Kişiliği, köylerinin sınırlarında yer alan kadimden beri mera ve yayla olarak kullandıkları yere davalı köyün elattığını ve kullanımlarını engellediğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi isteğinde bulunmuştur. Davalı, dava konusu yerlerin kendi meraları olduğunu savunmuştur.

Mahkemece, davacılar ... ve arkadaşlarının açtığı davanın takip edilmemesi nedeniyle açılmamış sayılmasına, dava konusu yerlerin davacı, davalı ve dava dışı köylerin müşterek merası olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmü asli müdahil davacı temyiz etmiştir. Dava kadim meraya elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.

Mera, bir veya birden fazla köy ve kasaba halkına, bağımsız veya birlikte tahsis edilmiş ya da kadimden beri hayvan otlatmak amacıyla kullanılan, hak sahiplerinin üzerinde intifa hakkı olan arazi parçasıdır. Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan mera yaylak ve kışlaklar, özel mülkiyete geçirilemez, amacı dışında kullanılamaz, zamanaşımı uygulanmaz, sınırları daraltılamaz (Mera Kanunu m.3-4)

31.5.1965 tarihli ve 4/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile “...tek başına bir köye ait bulunan mera, yaylak ve kışlakların tümünün veya bir parçasının bir başka köy sınırı içine alınmış olması halinde, sınır değişikliğinin ikinci köye bir yararlanma hakkı sağlamayacağı ve ilk köyün eskiden olduğu gibi bu yerlerden tek başına yararlanacağı...”öngörülmüş olup, bu karar 4342 sayılı Mera Kanununun 29. maddesi ile de yasa hükmü haline gelmiştir. Böylece, bir köy ya da belediye sınırları içinde kalan mera, yaylak ve kışlaklar üzerinde bir başka köy veya belediyenin de intifa hakkı olabileceği kabul edilmiş, idari sınırların aidiyetin belirlenmesinde önemi olmadığı vurgulanmıştır. İdari sınırlar sadece yetkili mahkemenin saptanmasında önem arz eder. Meralar üzerinde, aidiyet iddiasıyla, elatmanın önlenmesi, tapu iptali mera olarak sınırlandırma veya tespitin iptali ve mera olarak sınırlandırma davaları açılabilir. Davayı, yararlanma hakkı olan köy veya belediye tüzel kişiliği ya da Hazine açabilir. Davayı açan köy muhtarının veya Belediye Başkanının davayı kabule, vazgeçmeye ya da sulha yetkisi yoktur.

Mera yaylak ve kışlak davalarında, tahsise ya da kadim kullanma hakkına dayanabilir. Tahsise dayanıldığında, dayanak belgelerin, ayrıca karşı tarafın savunmada ileri sürdükleri verileri tüm geldileri ile birlikte merciinden getirtilmesi, kadimlik iddiası varsa bu hususun yeterince araştırılması gerektiğinde, köyün kuruluş tarihinin İçişleri Bakanlığı aracılığıyla araştırılması ve köyün kadim ya da muhdes olup olmadığının saptanması gerekir.

Keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıkların çekişmeli mera veya yayla ile herhangibir yararlanma ilişkisi bulunmayan yansız anlatımda bulunabilecek yöreyi iyi bilen ve çevre köy yada kasabalarda yaşayan yaşlı kişilerden seçilmesi gerekir. (Bu kural, dava konusu yerin mera yaylak ya da kışlak olarak kullanılmasında, dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıkların yararlarının bulunmaması ve bu nedenle de yansız anlatımda bulunacakları düşüncesinden kaynaklanmaktadır.)

Mahkemece yapılacak keşifte, tahsise dayanılıyorsa, tahsis kayıtlarının yerel bilirkişi ve tanıklar aracılığı ile uygulanması, dava konusu yeri kapsayıp kapsamadığının belirlenmesi, taşınmazın mera olmadığı iddiasının bulunması halinde varsa çevre taşınmazlara ait kayıtlar da uygulanarak dava konusu yeri ne şekilde okuduğunun , çevre taşınmazlarla toprak yapısı kıyaslanarak, uzman bilirkişiler aracılığı ile uyuşmazlığa konu yerin ve niteliğinin saptanması gerekir. Kadimlik iddiasında ise, yerel bilirkişi ve tanıklara taşınmazın kim tarafından ve ne şekilde kullanıldığı ve sınırları sorularak sonuca gidilmelidir.

Yapılan tüm bu açıklamalardan sonra somut olaya döndüğümüzde, her iki köyde dava konusu yerin kendilerine ait olduğunu savunmaktadır. Mahkemece köylere ait hudutnameler getirtilmiş, başka köyden temin edilen yerel bilirkişiler aracılığı ile taşınmaz başında keşif yapılmıştır. Yapılan keşifte dinlenen tanık ve yerel bilirkişi ve teknik bilirkişi anlatımlarına göre, dava konusu alanların orman içi mera olduğu, meradan dava dışı köylerle birlikte taraf köylerin kadim yararlanma haklarının bulunduğu sabit olmuştur. Her ne kadar mera alanı davalı köy sınırları içinde kalıyor ise de mahkemenin de kabul ettiği gibi az yukarıda değinilen ilkelere göre de bir köyün başka köy sınırlarında merası olabileceği hususu da kuşkusuzdur. Ancak mahkemece, davalı köy tarafından meradan müşterek yararlanma hakları olmasına rağmen davacı köyün kullanımının engellendiği alanlar bilirkişilere işaret ettirilmemiş, çekişmeli alanın neresi olduğu açıklığa kavuşturulmamıştır.

Gerçekten de müşterek yararlanmaya elatmanın olması halinde bunun önlenmesine de karar verilmesi gerekeceğinden, mahkemece taşınmaz başında yeniden keşif yapılarak, taraflar arasındaki çekişmeli alanların açıkça saptanması ve davalı köyün davacı köyün yararlanmasını engellediği alanları gösterir denetim ve infaza elverişli rapor alınarak sonucuna göre bir hüküm kurulmak üzere karar bozulmalıdır.

SONUÇ:Yukarıda yazılı nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde yatırana geri verilmesine 11.7.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk 4342 sayılı Mera Kanunu K4342 md.29
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.