(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/5625 E. , 2007/8312 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 20.4.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil ve haciz şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18.7.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Vergi Dairesi ve SSK. İl Müdürlüğü vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, ihale satışına dayalı tapu iptali, tescil ve satışa konu 466 ada 2 ve 3 parsel kayıtlarındaki haciz şerhlerinin kaldırılması istemiyle açılmıştır. Mahkemece dava kabul edilmiş, hükmü davalı Sosyal Sigortalar Kurumu ile Vergi Dairesi Müdürlüğü temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden taşınmazların ihale suretiyle satışının 9.3.2004 tarihinde yapıldığı, davacının satış bedelini 10.3.2004 tarihinde davalı ... veznesine yatırdığı anlaşılmaktadır. Sosyal Sigortalar Kurumunun haczi kayıtlara 16.3.2004, Vergi Dairesi Müdürlüğünün haczi ise 16.2.2006 tarihinde işletmiştir. Dava bu tarihlerden sonra 20.4.2006 tarihinde açılmıştır.
24.6.1953 tarih ve 14/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında vurgulandığı üzere, cebri ihale özel hukukun bir hukuki işlemi değil tam aksine bir kamu tasarrufudur. İhtiyari aleni artırmalarda ise cebrilik unsuru yoktur. İhtiyari aleni ihalelerde dileyen kimse ihaleye katılmak suretiyle malın alımına talip olabilir. Mal sahibine tanınan ihtiyarilik vasfı da bu tür ihalelerin en önemli unsurudur.
Türk Medeni Kanununun 705.maddesi hükmünce taşınmaz mülkiyeti ancak tescille kazanılır. Yasanın 705.maddesinin ikinci fıkrası hükmünce de miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hallerde ise mülkiyet tescilden önce kazanılır. O yüzden davacıya satış cebri icra ile değil ihtiyari aleni artırma ile yapıldığından mülkiyetin mahkeme hükmü ile davacıya geçmesine kadar dava konusu taşınmazların kayden maliki davalı ... Başkanlığıdır.
Burada üzerinde durulması gereken diğer bir hususta kayıtlara işlenen haciz şerhinin ne anlama geldiğidir. Gerçekten haciz, kesinleşmiş icra takibinin konusu olan bir alacağın ödenmesini teminen borçluya ait ve haczi kabil bulunan mallara bir bakıma takibi yapan İcra Müdürlüğünün (olayda davalı kamu alacaklılarının) el koyması işlemidir. İcra İflas Kanununun 91.maddesi hükmünce gayrimenkulün haczi ile takip konusu borç ve eşya arasında ilişki kurulur ve tasarruf yetkisi Türk Medeni Kanununun 1010.maddesi anlamında kısıtlanmış olur. Bu tür kişisel hak tapu kütüğüne şerh verilmekle hak sahibine eşya üzerinde dolaylı da olsa hakimiyet hakkı kurmasını sağlamaz ise de tasarruf yetkisinin dar anlamda kısıtlanması sonucu meydana geldiğinden taşınmaz üzerinde sonradan bu hakla bağdaşmayan hak kazanan kişilere karşı da ileri sürülür hale gelir.
Bütün bu açıklamalar kısaca değerlendirilirse; dava konusu taşınmazların davacıya satışı aleni ihtiyari ihale ile yapıldığından, mülkiyet cebri icrada olduğu gibi ihalenin kesinleşmesi anında davacıya tescilsiz geçmeyeceğinden davalı kamu alacaklılarının haczi de mülkiyetin davalı belediyeye ait olduğu dönemde işlendiğinden mahkemece istemin haciz şerhleri ile yükümlü olarak kabulü yerine haciz şerhlerinin kaldırılması suretiyle istemin hüküm altına alınması doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.