Aramaya Dön

(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2008/11492
Karar No
K. 2008/12989
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi         2008/11492 E.  ,  2008/12989 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 20.02.2007 gününde verilen dilekçe ile kiracılığın tespiti ve muarazanın giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 27.03.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _K A R A R_

Davacı, ... Katlı Otoparkını 04.08.1986 tarihinde davalı idareden 2886 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan ihale sonucu kiraladığını, kira ilişkisi devam etmesine rağmen davalı tarafından 26.01.2007 ve 30.01.2007 ihtarnamelerle kira sözleşmesinin 01.03.2007 tarihinden itibaren yenilenmeyeceği ve taşınmazın boşaltılmaması halinde 2886 sayılı yasanın 75. maddesi gereğince idari yoldan tahliye edileceklerinin bildirildiğini ileri sürerek, kiralanan yerin 6570 sayılı Kanun kapsamında olduğunun ve kira ilişkisinin devam ettiğinin tespiti ile muarazanın giderilmesini talep etmiştir.

Davalı, 01.03.2007 tarihinde kira sözleşmesi sona erdiğini ve davacının fuzuli şagil olduğunu savunmuştur.

Mahkemece, 5393 sayılı Kanunun 15/p-6 maddesi ne göre 2886 sayılı yasanın 75. maddesinin uygulanabileceği, kira sözleşmesinde dahi anılan 75. madde hükmüne göre hareket edileceğinin taraflarca kabul edilmiş olduğu gerekçesiyle dava reddedilmiştir. Hükmü davacı temyiz etmiştir. Dava kira ilişkisinin devam ettiğinin tespiti ve bu hususta yaratılan muarazanın giderilmesi isteğine ilişkindir. Taraflar arasındaki kira ilişkisinin Borçlar Kanunun 284 ve devamı maddelerinde düzenlenen hasılat kira ilişkisindan kaynaklandığı kuşkusuzdur. Her ne kadar davacı 6570 sayılı kanun hükümlerine göre kiracılık ilişkisinin varlığından söz etmiş ise de, bir davada olayları anlatmak tarafların hukuki niteliği yapmak ise mahkemenin görevidir (HUMK.nun m.76). Hukuki niteleme ise, dava sebebini gösteren vakıalara göre yapılır. Bu durumda davacının dayandığı sözleşme hükümlerine göre uyuşmazlığın hasılat kirasına ilişkin hükümler uyarınca çözüme ulaştırılması gerekmektedir.

Bu saptamadan sonra, 2886 sayılı yasanın 75. maddesinin uygulama alanı ve koşullarına da kısaca değinmek gerekmektedir. Bilindiği gibi 75.madde Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malların gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine veya kira ilişkisi var ise sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren, işgalin devam etmesi halinde ecrimisil alınması ve taşınmazın idarenin talebi üzerine bulunduğu yer mülki amirince tahliye ettirilmesi hususunu düzenlemekteydi. Daha sonra 5393 sayılı Belediye Kanununda yapılan değişiklik ile Belediyeler tarafından 2886 sayılı yasa uyarınca kiraya verilen taşınmazlar hakkında da sözleşmede özel bir düzenleme getirilmiş olmadıkça 75. maddenin uygulanması olanağı tanınmıştır(Belediye Kanunu m.15/p-3). Hemen belirtmek gerekir ki kiraya verilen taşınmazın mülki amirce tahliyesinin sağlanabilmesi kiracının fuzuli şagil durumuna düşmesi, bir diğer ifade ile sözleşme ilişkisinin sona ermesi koşuluna bağlıdır.. Davanın hukuki boyutu ve uygulanacak ilkeler ortaya konulduktan sonra somut olaya döndüğümüzde ;

Taraflar arasında 04.08.1986 tarihinde yapılan ihale ile kira ilişkisi kurulmuştur. Sözleşmeye göre kira süresi iki yıldır. Ancak taraflar kira ilişkisini iki yılda sonlandırmamış ve sözleşme yıldan yıla uzatılmıştır. Yanlar kira ilişkisi devam ederken 1992 yılında kira döneminin başlangıcını 01.03.1992 olarak değiştirmişler ve bundan sonraki dönemlerde aynı periyotla devam etmiştir. Davalı idare 01.03.2007 tarihinde başlayacak yeni kira döneminde kira ilişkisinin devam etmeyeceğini 28.01.2007 ve 30.01.2007 tarihli ihtarnameler ile davacıya bildirmiştir. Taraflar arasındaki hukuki çekişme de çekilen ihtar ile davacının fuzuli şagil konumuna düşüp düşmediği, az yukarıda değinilen 75. madde hükmünün uygulanması olanağının doğup doğmadığı noktasında toplanmaktadır. Borçlar Kanununun 270 ve devamı maddelerinde düzenlenen “Hasılat Kirası” hükümlerine göre, kira sözleşmesi belirli bir süre için akdedilmiş ise bu sürenin bitimiyle kira ilişkisi sona erecektir. Ancak, “... ile ...” başlıklı 287. madde hükmünce sürenin bitiminde kiralayanın bilgisi dahilinde ve karşı çıkması olmaksızın kiralananın kullanılmasına devam edilmesi halinde aksine bir düzenleme yok ise, bir senelik sürenin bitiminden 6 ay evvel ihbar olunmak suretiyle sözleşme feshedilmediği sürece seneden seneye sözleşme yenilenmiş kabul edilmektedir.

Eldeki davada da taraflar arasındaki sözleşmenin kira sözleşmesi yıldan yıla uzatıldığı hususunda taraflar arasında çekişme bulunmamaktadır.Davalı Belediye kira sözleşmesini yenilemeyeceğine dair 26.01.2007 ve 30.01.2007 tarihlerinde fesih ihbarında bulunmuştur. İhbar edilen kira dönemi ise 01.03.2007 tarihinde başlayacak olan dönemdir. Bu durumda davalı kiralayanın Borçlar Kanununun 287. maddesinde öngörülen sürelere riayet ettiğinden söz edilemeyeceğinden davanın kabulü gerekirken aksine düşüncelerle reddi usul ve yasaya aykırı bulunduğundan kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde geri verilmesine, 06.11.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog