Esas No
E. 2021/3253
Karar No
K. 2022/7503
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2021/3253 E.  ,  2022/7503 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 27.02.2019 tarih ve 2017/693 E- 2019/110 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 18.11.2020 tarih ve 2019/877 E- 2020/1173 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin Tepe İnşaat A.Ş. ile davalı şirket arasında bir binanın inşa edilmesi konusunda mutabakata varıldığını, taraflar arasındaki anlaşmaya binaen Tepe İnşaat A.Ş.'nin müvekkili şirketten teminat mektubu talebinde bulunduğunu, bunun üzerine müvekkili şirketin ... Şubesi'ne 04.01.2008 tarihli teminat mektubu ile 50.900,00 EURO teminat sunduğunu, yapılan anlaşma çerçevesinde müvekkil şirket ile dava dışı Tepe İnşaat'ın anlaşmaya uygun biçimde borç ve yükümlülüklerini karşılıklı yerine getirdiğini ve ticari ilişkinin sona erdiğini, bu ticari ilişkinin sona ermesinin ardından müvekkil şirketin davalı Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş.'den teminat mektubunu talep ettiğini, buna karşın yalnızca 26.935,00 Euro'luk kısmını tahsil edebildiğini, kalan kısmı olan 22.190,00 Euro için bankaya başvurulduğunu, bankanın ... Şubesi'nde başka bir hesaba aktarıldığının beyan edildiğini, söz konusu alacağın tahsili için davalı şirket aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek davalı şirketin itirazının iptaline, davalı şirketin hükmolunan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere uygun bir tazminata mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, Orıon Mümessillik İthalat İhracaat Turizm Taahhüt Mermer Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ile müvekkili banka arasında Genel Kredi Sözleşmeleri ve Hesap Rehin Sözleşmeleri imzalandığını, ilgili sözleşmelerde Orıon Mümessillik Firması'nın yetkisinin şirket kaşesi üzerinde bulunan imzası ile birlikte müşterek borçlu ve müteselsil kefil kısımlarında, kefil olan Orion Mümessillik Şirketi'nin yetkilisi ...ile davacı şirketin ve dava dışı Orion Mümessillik Şirketi'nin münferit imza ile temsile yetkilisi ...'in imzalarını yer aldığını, müvekkili bankanın davaya konu tutara ilişkin tahsilatları Orion Mümessillik Şirketi'nin ve ...'in müşterek borçlarının tahslinde kullanıldığını, belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı firma ile 04.01.2008 tarihli sözleşmenin yapıldığı, ...’in kefaletinin olduğu,Genel Kredi Sözleşmesi eki ve ayrılmaz parçası olarak kullandırılacak kredilerin teminatı olmak üzere Hesap Rehin Sözleşmesi alındığı, bu rehin sözleşmesinin de borçlu şirketin ve rehnedilen hesabında 770921 olduğu, 50.900,00 Euroluk rehnedilen bedelin iade edilmeyen 22.190,00 Euro’sunun dava dışı Orion Mümessillik İth. İhr. Tur. Taah. Mer. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin gecikmiş borçlarına istinaden bankaca tahsil edildiği, tahsil edilen dava dışı şirkete ait sözleşmede davacı şirketin imzasının olmadığı, firma ortakları aynı ise de davacı şirket ile dava dışı Orion Mümessillik İth. İhr. Tur. Taah. Mer. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ayrı tüzel kişiliklerinin olduğu, rehnedilen tutarın sadece davacı kredilerinin teminatı olduğu, bankaca risk kalmadığından teminat mektubunun tümünün iadesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Ankara 22. İcra Müdürlüğü'nün 2017/16523 sayılı dosyasında 91.327,38 TL'nin takip tarihinden tahsil tarihine kadar Merkez Bankası'nın kısa vadeli kredilere uyguladığı yıllık %9 yasal faiz oranından az olmamak üzere faizi ile tahsiline, kur farkından kaynaklanan fazla talebin reddine, karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, 6100 sayılı HMK'nın 26. maddesinde belirtildiği üzere hakim, tarafların talep sonucu ile bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez, bu itibarla 20/06/2018 tarihli duruşmada mahkemece de tespit edildiği üzere davacı, itirazın iptali davası açmış olup, mahkemece taleple bağlılık kuralının ihlal edecek mahiyette ve infazda tereddüt yaratacak şekilde alacak hükmü oluşturulmak suretiyle karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun yerinde görüldüğü, davacının icra inkar tazminatı talebi yönünden ise, alacak likit olmakla birlikte mahkemece davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmemesine rağmen davacı yanca bu hususa yönelik olarak istinaf başvurusunda bulunulmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-3.maddesi uyarınca kabulü ile Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/02/2019 tarih 2017/693 Esas 2019/110 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davalının Ankara 22. İcra Müdürlüğü'nün 2017/16523 esas sayılı dosyasındaki vaki itirazının iptali ile takibin 91.327,38 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki koşullarla aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı istinafa gelmediğinden lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.

Taraf vekilleri, kararı temyiz etmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 4.677,57 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 27/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.