Aramaya Dön

(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2009/12822
Karar No
K. 2009/13940
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi         2009/12822 E.  ,  2009/13940 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 17.10.2008 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin men'i ve muarazanın men'i istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın görev nedeniyle reddine dair verilen 12.05.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, köyler arasındaki idari sınırın tespiti ile ormanlardan yararlanmaya yönelik oluşan muarazanın giderilmesi istemleriyle açılmıştır. Davalı davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, taraf köyler arasındaki idari sınırın tespitinin adli yargı mahkemelerinde istenemeyeceği gerekçesiyle yargı yolu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.

Burada öncelikle belirtilmesi gereken husus köy idari sınırlarının tespitinde genel mahkemelerin yetkili olmadığıdır. Çünkü köy idari sınırlarının belirlenmesi görevi idari mercilere aittir. Mahkemenin bu saptamayı bir yana bırakarak idari makamların görevine giren bir konu hakkında hüküm kurması doğru değildir. 6831 sayılı Orman Kanununu hükümlerine göre Devlet ormanlarında yapılacak her türlü faaliyeti belirleme yetkisi orman idaresine aittir. Başka bir anlatımla bu gibi durumlarda uygulama yapacak olan yetkili orman işletme müdürlüğünün yasa hükümlerine göre yaptığı tercih önem kazanmaktadır. Dava konusu yerin, bir köyün idari sınırları içerisinde kalmasının önemi yoktur. 6831 sayılı Orman Kanununun “otlak ve mera işleri” başlıklı 20.maddesinde “Devlet ormanları içinde bulunan yaylak, kışlak ve otlaklarla sulama yerlerinde hakları olanlardan buralara hayvanlarıyla yahut hayvansız olarak girip çıkmak isteyenlerin bu yerlere orman idaresinin göstereceği yollardan geçmeye ve ormanlara zarar vermemeye matuf tedbirlere riayete mecbur oldukları” yine aynı yasanın 21.maddesinde “Devlet ormanlarındaki otlaklara dışardan toplu olarak veya sürü halinde hayvan sokulup otlatılması, tanzim olunacak planlara göre orman idaresinin iznine bağlı olduğu, planların otlak zamanından evvel tanzim edilerek orman işletme müdürlüklerince tasdik olunacağı” hükümlerine yer verilmiştir. Çekişme orman anlaşılan bu alandan hangi köyün yararlanacağı noktasındadır. 6831 sayılı Orman Kanununun 20. ve 21. maddeleri hükümleri birlikte değerlendirildiğinde bu tür faaliyetlerin ancak orman işletme müdürlüklerinin izni ile gerçekleştirilebileceği görülmektedir. Kısaca, Devlet ormanı içinde bulunan bu gibi yerler üzerinde taraf köylerden birinin üstün hakkı olmayıp yararlanmaları orman işletme müdürlüğünün izni ile mümkündür.

Davacı tarafından, ormandan yararlanmanın Orman Yasası gereğince davacı köye ait olduğu ileri sürülmüştür.

Uyuşmazlık, özel hukuk hükümlerine göre çıkarılmış olan bir muarazaya ilişkin olup yararlanma hakkına elatıldığı iddiası ile bu dava açılmıştır. Elatmanın varlığının kanıtlanması halinde dayanılan hakkın adli yargı mahkemesince verilecek bir kararla korunması gerekecektir. Bu nedenle, uyuşmazlığın çözümü adli yargının görevi içerisinde kalır. Mahkemece esastan inceleme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken davaya bakmanın idari yargının görevine girdiği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 10.12.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk 6831 sayılı Orman Kanunu K6831 md.21 K6831 md.20
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog