Aramaya Dön

(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2009/12153
Karar No
K. 2009/13941
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi         2009/12153 E.  ,  2009/13941 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 07.07.2003 ve 21.07.2003 gününde verilen dilekçeler ile tapu iptali ile mera olarak sınırlandırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 31.01.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine, 125 ada 15 ve 117 ada 27 parsel sayılı taşınmazların kadim mera olduğunu ileri sürerek davalıların adına olan kaydın iptali ve mera olarak özel siciline yazılmasını talep etmiştir.

Cevap veren davalılar davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü davalı ... temyiz etmiştir.

Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden 125 ada 15 ve 117 ada 27 sayılı parsellerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak 23.7.1991ve 6.5.1991 tarihlerinde davalılar adına tespit edildiği, tespitlerin 13.9.1991 tarihinde kesinleştiği ve 14.9.1991 tarihinde tescil edildiği görülmektedir. Eldeki dava ise, 7.7.2003 ve birleşen dava da 21.7.2003 tarihlerinde açılmıştır.

25.02.2009 tarihinde kabul edilerek 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 Sayılı Kanunun 2. maddesi ile 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12. maddesinin 3.fıkrasına ekleme yapılmıştır. Anılan hüküm, “bu hüküm iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet veya diğer kamu tüzel kişileri dahil tarafların sıfatına bakılmaksızın uygulanır” şeklindedir.

Diğer taraftan, 5841 Sayılı Kanununun 3. maddesi ile de 3402 Sayılı Kadastro Kanununa geçici 10. madde eklenmiştir. Bu madde ise “bu kanunun 12. maddesinin 3.fıkrası hükmü, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır” kuralını getirmiştir.

Anılan hükümler gözetildiğinde kadastro tespitinin kesinleştiği 13.9.1991 tarihi ile davaların açıldığı 7.7.2003 ve 21.7.2003 tarihleri arasında Kadastro Kanununun değişik 12. maddesinde sözü edilen on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği açıktır. Hal böyle olunca, yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle kabulü doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 10.12.2009 gününde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.