Esas No
E. 2009/14064
Karar No
K. 2009/14846
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi

E. 2009/14064 K. 2009/14846 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi, E. 2009/14064, K. 2009/14846, T. 29.12.2009
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/14064
Karar No
2009/14846
Karar Tarihi
29.12.2009
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi         2009/14064 E.  ,  2009/14846 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 21.02.2008 gününde verilen dilekçe ile kadim yola elatmanın önlemesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 28.07.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Orman vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, kadim yola elatmanın önlenmesi ve eski hale getirmek istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyize getirmiştir.

Dosya kapsamına ve toplanan delillere göre 17.06.2009 tarihli fen bilirkişi raporunda kırmızı renk ile gösterilen davaya konu yolun davalının maliki olduğu 673 parsel sayılı taşınmaz içinde kaldığı anlaşılmaktadır. Taşınmaz mülkiyetinin kapsamını tayin eden Türk Medeni Kanununun 718.maddesi hükmüne göre arazi üzerindeki mülkiyet kullanılmasında yarar olduğu ölçüde üzerindeki ... ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Yasanın 683.maddesince de malik hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma hakkına sahiptir. Yollar ise kamu malı niteliğinde olup, haritasında gösterilmekle yetinilir. Kadim yol olduğu iddia olunan yerin tapudan terkini sağlanmadan, mülkiyet hakkı sahibinin çapı içindeki taşınmazından yararlanmasına engel olunamaz. Bu nedenle davalının 673 sayılı parseli içinde kalan kısma elatmanın önlenmesi kararı verilmesi doğru görülmemiştir.

Ayrıca, yargılama sırasında 14.03.2009 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 5841 sayılı Kanunun 2.maddesi hükmünce 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12.maddesinin 3.fıkrasına "bu hüküm iddia ve taşınmazın niteliğine yahut Devlet veya diğer kamu tüzel kişileri dahil tarafların sıfatına bakılmaksızın uygulanır" cümlesi eklenmiştir. Aynı Yasanın 3.maddesi de 3402 sayılı Kadastro Kanununun geçici 10.madde eklenerek bu madde hükmü ile de az yukarıda metni alınan 12/3.maddesinin son cümlesi hükmünün yürürlük tarihi olan 14.03.2009 tarihinden önce açılan ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda da uygulanacağı öngörülmüştür. Somut olayda davalının maliki olduğu 673 sayılı parselin kadastro tespitinin 10.01.1967 tarihinde kesinleştiği ve davanın açıldığı 21.02.2008 tarihine kadar 3402 sayılı Yasanın 12.maddesinde sözü edilen on yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu da sabittir. Açıklanan tüm bu gerekçeler ile davanın reddine karar vermek gerekir iken yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, istek halinde alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 29.12.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
BOZULMASINA Yargıtay Hukuk Gayrimenkul Hukuku 3402 sayılı Kadastro Kanunu 5841 sayılı Kanun K673 md.12 K3402 md.10 K3402 md.12 K5841 md.2
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog