12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2014/28107 E. , 2014/26153 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul 24. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 19/11/2013
NUMARASI : 2013/101-2013/503
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu K.. Y.. ve alacaklı istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklı tarafından kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibine başlandığı, borçlular vekilinin icra mahkemesine başvurusunda müvekkillerine yapılan ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunu, ileri sürerek borca ve imzaya itiraz ettiği, mahkemece; borçlu Kerem Yeni'e yapılan ödeme emri tebliğ işleminin usulüne uygun olduğu kabul edilerek, bu borçlu yönünden süresinde yapılamayan imzaya ve borca itirazın reddine, borçlu şirket yönünden ise ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğu kabul edilerek, öğrenme tarihine göre süresinde yapılan borca itirazın kabulü ile takibin iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.
1.Borçlu K.. Y..'in temyiz itirazlarının incelenmesinde; Ödeme emrinin, borçlu K.. Y..'e, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1.maddesine göre tebliğ edildiği görülmüştür. 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21. maddesinin 1. fıkrasına göre tebligat yapılabilmesi için muhatabın tebligat çıkarılan adreste ikamet etmekle birlikte, geçici olarak adreste bulunmadığının ve nedeninin, tevziat saatlerinden sonra geleceğinin tespiti ile bu tespitin tebliğ evrakına yazılması ve tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti veya meclisi üyeleri, kolluk amir ve memurlarından araştırarak beyanlarını tebliğ mazbatasına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde bu durumu yazarak imzalaması gerekir (Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik m.30/1).
Burada Yönetmeliğin 30. maddesi, tebliğ memuruna ilgilinin neden adreste bulunmadığını “tahkik etme” görevini yüklemiştir. Buna göre tebliğ memuru tahkik etmekle kalmayıp, bunu tevsike yönelik olarak yaptığı tahkikatın sonucunu tebliğ evrakına yazacak ve maddede açıkça belirtildiği üzere ilgilisine imzalatacaktır. Ancak bu şekilde yapılan işlemin usulüne uygun olup olmadığı, Hakim tarafından denetlenebilir.
Somut olayda, satış ilanının “adreste kimse bulunmaması üzerine Serkan Yıldız soruldu muhatabın işte olduğunu sözlü beyan etti. İmza istendi imzadan imtina etti. FENERBAHÇE muhtarlığına teslim edildi. 2 nolu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırıldı, muhataba haber vermek üzere bilgi verildi.” şerhi ile 01.06.2011 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür. Buna göre tebligatta haber verilen komşunun kim olduğunun, isminin tespit edilmediği, imzasının alınmadığı, imzadan imtina ettiği hususunun tevsik edilmediğinden, tebliğ işlemi, bu hali ile 7201 Sayılı Tebligat Kanununun 21/1 maddesi ile Yönetmeliğin 30. maddesi hükümlerine aykırı olup usulsüzdür.
Bu durumda, mahkemece; borçlu K.. Y..'in ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğuna ilişkin şikayeti kabul edilerek 7201 Sayılı Kanun'un 32. maddesi gereğince tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olarak düzeltilip, bu tarihe göre de süresinde yapılan itirazlarının esasının incelenerek, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
2.) Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmi şahıslara ne şekilde tebligat yapılacağı 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 12 ve 13. maddelerinde belirlenmiştir. Tebligat adresinin borçlu kooperatifin sicil kaydında yer alan adresi olması ve tevziat saatlerinde kapalı olması veya tebligatın alınmasından imtina edilmesi halinde bu adrese 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. ya da 35/4. maddelerine göre tebligatın yapılması gerekir. Adrese dayalı kayıt sistemi ise gerçek kişiler yönünden olup, tüzel kişiler hakkında 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2.maddesinin uygulanması mümkün değildir. Zira tüzel kişiler adına ve adı geçenin sicilindeki adresine gönderilen tebligatın 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre yapılmış olması halinde tebliğ memurunun Yönetmeliğin 30 ve 31.maddelerindeki koşulları araştırmasına gerek yoktur. Zira, muhatabın adreste bulunmaması halinde, bunun nedeninin araştırılması ve tevziat saatinden sonra adrese dönüp dönmeyeceğinin tespit edilmesi gerçek kişiler yönünden zorunlu olup, hükmi şahısların sıfatı ve niteliği itibari ile böyle bir araştırmanın yapılmamış olması tebligatın usulsüzlüğü sonucunu doğurmaz.
Somut olayda, örnek 10 numaralı ödeme emrinin borçlu T.K. Grup Paz. İnş...ltd Şti'ne “adreste kimse bulunmaması üzerine S.. Y.. soruldu kapalı olduğunu sözlü beyan etti.İmza istendi,imzadan imtina etti, FENERBAHÇE muhtarlığına teslim edildi.. 2 nolu haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırıldı. Muhataba haber vermek üzere haber verildi.” şerhi ile 01.06.2011 tarihinde tebliğ edildiği görülmekte olup, tebliğ işlemi bu hali ile usulüne uygundur.
Bu durumda borçlu T.K. Grup Paz. İnş...ltd Şti.ne yapılan ödeme emri tebliğ işlemi usulüne uygun olduğuna göre, adı geçenin 23.01.2013 tarihinde yaptığı itiraz ve şikayet, İİK.'nun 168/4-5 maddesinde öngörülen yasal 5 günlük süreden sonra olup, mahkemece isteminin süre aşımı sebebiyle reddi yerine, esasının incelenerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.