Aramaya Dön

(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2008/14618
Karar No
K. 2008/15767
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi         2008/14618 E.  ,  2008/15767 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.04.2007 gününde verilen dilekçe ile kira sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 25.10.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R

Davacı, Antalya Atatürk Stadının 2003-2004, 2004-2005 ve 2005-2006 futbol sezonları devre arasında yararlanılmak üzere davalı şirketten kiralandığını, 27.08.2003 günlü sözleşmenin 4.maddesinde kiralama için başka gerçek veya tüzel kişilerden daha iyi teklif gelirse kiralayanın bunu bildireceği, kiracının bu teklife eşit bir teklif sunması halinde kiracının tercih edilerek sözleşmenin yenileneceğine ilişkin hüküm bulunduğunu, davalının anılan hükme uymadığını, bundan dolayı sözleşmenin 8.maddesinde kararlaştırılan 175.000 ABD Dolarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, dava reddedilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir.

Gerçekten, 27.08.2003 tarihli sözleşmenin 4/c maddesi hükmü aynen “Stadın kiralanması ve benzer durumlar ile ilgili olarak 3.gerçek veya tüzel kişilerden aldığı tekliflerden aynı konu ile ilgili en iyi teklifi kiracıya yazılı olarak bildirmeyi, kiracının işbu teklife eşit bir teklif sunması halinde kiracıya tercih ederek sözleşmeyi yenileyebileceğini kabul ve taahhüt etmiştir. Kiracı dışında herhangi bir firma tarafından sözleşme kapsamı dışında kalan gelecek yıllar için işbu sözleşmenin konusu veya benzer bir organizasyon düzenlenmesi halinde sözleşmenin sona erdiği tarihten sonra aynı şartlarla kiralayan kiracıyı tercih ederek kiracı ile sözleşme yapmayı kabul ve taahhüt etmiştir” şeklindedir. Ceza şartına ilişkin sözleşmenin 8.maddesinde ise “Taraflardan herhangi biri mücbir sebepler dışında işbu sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmez veya sözleşmenin herhangi bir maddesine aykırı davarınsa karşı taraf maddi-manevi zarar ziyan dışında diğer tarafa 175.000 USD cezai şart ödemeyi kabul eder” hükmü bulunmaktadır.

Sözleşmenin anılan hükmünün bir ceza anlaşması olduğunda kuşku yoktur. Hukuk Genel Kurulunun 17.02.1971 tarihli ve 1505-85 sayılı kararındaki tanıma göre cezai şart “geçerli bir borcun yerine getirilmemesi veya eksik yerine getirilmesi ya da belli bir yerde, belli bir zamanda yerine getirilmemesi durumunda borçlunun ödemesi gereken ve malca değeri olup bir hukuk işlemiyle belli edilen götürü bir edim” dir. Borçlar Kanununun 158.maddesinde üç ayrı cezai şart türü düzenlenmiştir. Bunlar; seçimlik ceza, ifaya eklenen ceza ve dönme cezasıdır. Sözleşmeye aykırılık halinde, diğer bir ifadeyle sözleşme hiç yerine getirilmediğinde veya eksik (kötü ifa) yerine getirildiğinde ödenmek üzere ceza kararlaştırılmışsa bu seçimlik ceza niteliğindedir. Seçimlik cezanın istenebilmesi asıl borcun muaccel olması koşuluna bağlıdır. Borçlu, asıl borcu ifa etmemiş veya natamam icra etmişse temerrüde düşeceğinden alacaklı aksi kararlaştırılmamışsa borçludan sözleşmeye dayanarak ya aktin ifasını veya seçimlik cezanın ödenmesini isteyebilir. Kısaca seçimlik cezanın istenebilmesi için borçlunun akti ya ifa etmemesi veya natamam icra etmesi gerekir. Duraksamadan söylenmelidir ki, sözleşmenin 8.maddesindeki hüküm seçimlik cezaya ilişkindir. Borçlar Kanununun 158/1.maddesi hükmündeki “aksine sözleşme olmadıkça” sözlerinden, yine aynı hükümde yer alan “ya akdin icrası veya cezanın istenebileceği” kuralının aksine sözleşme yapılabileceği anlaşılmaktadır. Örneğin taraflar cezai şartın muaccel olması halinde yalnız onun istenebileceğini veya hem cezai şartın hem de asıl borcun ifasının birlikte istenebileceğini kararlaştırabilir.

Somut uyuşmazlıkta, davacı Ankara 7.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/643 esasında kayıtlı davasında edimin aynen ifasını dava etmiş, başka bir deyişle seçimlik iradesini aktin icrası doğrultusunda kullanmıştır. Seçimlik irade aktin icrası doğrultusunda kullanıldığından taraflar arasındaki sözleşmede alacaklının hem aktin icrasını hem cezanın tediyesini isteyebileceğine ilişkin ayrık bir hüküm olmadığından iradesini aktin ifası yolunda kullanan davacı cezai şart talebinde bulunamaz. Mahkemece davanın reddedilmesi sonuç olarak doğrudur.

Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davanın reddedilmesi yukarıda yazılı gerekçeler karşısında usul ve yasaya uygun olduğundan davacının bütün temyiz itirazlarının reddi ile mahkeme kararının gerekçesinin HUMK.nun 438/son maddesince yukarıda yazılı şekilde DEĞİŞTİRİLEREK DÜZELTİLMESİNE ve hükmün ONANMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 25.12.2008 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Ticaret Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.