(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/9349 E. , 2007/11604 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 03.06.2005 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin meni ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 14.02.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve müdahil vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, maden işletme izni verilen sahaya vaki elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir. Mahkemece madenler Devlete ait olduğundan, davayı hazinenin açması gerektiği nedeniyle dava reddedilmiştir. Hükmü davacı şirket ile davacı yanında davaya katılan hazine temyiz etmiştir. 3213 sayılı Maden Kanununa göre madenlerin aranması bulunması ve işletilmesi için verilen izinler geçerliliğini koruduğu sürece belirli bir alanda maden arama faaliyetlerinde bulunmak yetkisi işletme faaliyetlerini yürütecek olan maden ... sahibine aittir. Bir madenin işletme faaliyetleri hukuki veya eylemli olarak engellenirse bu engelin kaldırılması işletme ruhsatı sahibi tarafından genel hükümler çerçevesinde mahkemeden istenebilir. Zira işletme ruhsatı hak sahibine konusu üzerinde tam bir yararlanma yetkisi sağlar. Diğer taraftan mahkemece doğru olarak saptandığı üzere 3213 sayılı Maden Kanununun 4. maddesi uyarınca madenler Devletin hüküm tasarrufu altında olup içinde bulundukları arzın mülkiyetine tabi değildir. O yüzden 1306 parselin kayden maliki olan hazinenin maden işletme ruhsatı verilen sahada mülkiyet hakkına dayanarak ayrı bir dava açması gerekmez.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş dava konusu sahaya ilişkin davacının geçerli bir maden işletme ruhsatı olup olmadığını değerlendirmek ruhsatın dayanağı olan haritayı uygulamak çekişmeli yer maden işletme ruhsatı haritası kapsamında kalıyorsa davacı bu sahadaki hukuka uygun olmayan elatmanın kaldırılmasını isteyebileceğinden davayı kabul etmek, aksinin saptanması halinde ise davayı esastan reddetmek olmalıdır. Yasa hükmünün ve delillerin yanılgılı değerlendirilmesi sonucu istemin yazılı olduğu şekilde reddi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.