Aramaya Dön

(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi

Esas No
E. 2006/11928
Karar No
K. 2006/13854
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi         2006/11928 E.  ,  2006/13854 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 29.5.1995 gününde verilen dilekçe ile 382 VE 348 parsel sayılı meraların davacı köye ait olduğunun saptanması ve davalı köyün müdahalesinin önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 9.2.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı köy vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne duruşma isteminin dava değeri yönünden reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, meradan yararlanma hakkına elatmanın önlenmesi istemiyle açılmıştır. Mahkemece mera niteliğindeki çekişme konusu 382 ve 348 parsel sayılı taşınmazların taraf köyler arasında müştereken yararlanıldığının tespitine davalı köyün elatmasının önlenmesine karar verilmiş, hükmü davalı ... temyiz etmiştir. 4342 sayılı Mera Kanununun 3. maddesinde yapılan tanıma göre mera hayvanların otlatılması ve otundan yararlanılması için tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanılan yerlerdir. Tahsis işleminden maksat ise, mera yaylak ve kışlakların münferiden yada müştereken yararlanılmak amacıyla bir veya birkaç köy ya da belediyeye bırakılmasıdır.

Dosya kapsamından 348 ve 382 parselleri 1987 yılında yapılan kadastro çalışmalarından mera niteliği saptandıktan sonra davalı Köy Tüzel Kişiliğinin kullanımda olduğu tespit edilmiştir.

Ne var ki; her iki taşınmaza ait tapu kaydında «... Köyünün intifa hakkı vardır» şerhinin kayıtlara yazıldığı görülmektedir. Mahkemece bu aykırılığın nedeni üzerinde durulmamış, davacının şayet kayıtlarda her iki parselin de kendisi tarafından kullanıldığı şerhi yazılmışsa, dava açmamaktaki hukuki yararı açıklığa kavuşturulmamıştır. Ancak hükmü temyiz eden davalı Köy Tüzel Kişiliği olduğundan temyiz edenin sıfatına göre bu husus bozma nedeni yapılmamış, düşülen yanlışlığa işaret edilmekle yetinilmiştir.

Diğer taraftan, tarafların birlikte seçtiği bilirkişiler gerek 348, gerek 382 parsellerin her iki köyün ortaklaşa yararlandıkları yerler olduğunu ifade etmiştir. Mahkemece bilirkişi sözleri değerlendirilerek taşımazların tarafların müşterek yararlandıkları mera olduğunun tespitine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davanın açıklanan nedenle yazılı olduğu şekilde kabulü usul ve yasaya uygun olduğundan, davalının diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;

Az yukarıda sözü edildiği üzere 382 ve 348 parseller taraf köylerin birlikte yararlandıkları meradır. Nitekim, mahkemece bu hususun tespitine karar verilmiştir.

Buna rağmen davalının davacıyla ortak yararlandığı meraya müdahalesinin menine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, düşülen yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç göstermediğinden, temyiz olunan kararın hüküm fıkrası 1. bendi 3 ve 4. satırında yeralan «….davalı köyün müdahalesinin menine» sözcüklerinin çıkartılarak, bunun yerine aynı yere «davacı köy ile müştereken yararlandığı 348 ve 382 parsel sayılı taşınmazlardaki müşterek yararlanmaya davalının elatmasının önlenmesine davacının fazlaya dayalı isteminin reddine» sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün HUMK.nun 437/VII. Maddesince DEĞİŞTİRİLEREK DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, 27.11.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk 4342 sayılı Mera Kanunu K4342 md.3
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.