(Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/8735 E. , 2006/10525 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 22.2.2005 gününde verilen dilekçe ile tapuda vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 7.3.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... idaresi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R
Davacılar vekili 22.2.2005 tarihli dilekçesiyle maliki olduğu 38 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına hak düşürcü süreden sonra konulan vakıf şerhinin terkinini istemiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur. Mahkemece 38 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının 5.3.1982 tarihinde vakıf şerhi bulunmadan kesinleştiği ve 3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesi gereğince 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 29.12.1993 tarihinde tapuya konulan "Hatuniye Vakfı" şerhinin tapudan terkinine karar verilmiştir.
Davalı vekili kararı temyiz etmiştir.
1.Eldeki davada tapu kayıtlarına vakıf şerhinin tutanağın kesinleşmesinden 10 yıl geçtikten sonra işlendiği hususunda bir çekişme yoktur. Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 2.4.2004 tarih ve 2003/1-2004/1 sayılı kararı uyarınca vakıf şerhinin tapu sicilinden silinmesi ya da tapu siciline yazılmasına ilişkin istemleri içeren davalarda 3402 Sayılı Kadastro Kanunun 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanması gerekir. Burada olaya uygulanması zorunlu Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı’nın hakim tarafından gözönünde tutularak uygulanması zorunludur. Mahkemece davanın bu nedenle kabulü gerekir. Davanın kabulünde yasaya aykırılık olmadığından davalının diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
2.Bu gibi davalarda harç ve avukatlık ücretleri maktu tayini gerekir. Mahkemece bu olgu göz ardı edilerek nispi harç ve avukatlık ücreti takdiri yanlıştır. Ne var ki, düşülen yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç göstermediğinden karar HUMK. nun 438/VII. Maddesince düzeltilerek onanmalıdır.