Esas No
E. 2021/11996
Karar No
K. 2022/9901
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2021/11996 E.  ,  2022/9901 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R

Mahkemenin verdiği karar Yargıtay tarafından dava konusu yerin hangi tarihte ve hangi nitelikte tescil harici bırakıldığının Tapu ve Kadastro Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorulması, dava tarihinden geriye doğru imar ihya tarihinin net bir biçimde belirlenmesi, mahallinde keşif yapılarak usulünce zilyetlik araştırması yapılması gereğine değinilerek bozulmuş olup; Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra yapılan yargılama neticesinde; davanın kabulü ile, Burdur İli Çavdır İlçesi Karpuzluk Mevkiinde bulunan hudutları 1398,1399,1400 nolu parseller ile çevrili 03.03.2014 tarihli fen bilirkişileri ....., ve ...., ...'nun hazırlamış olduğu raporun krokisinde "A" ile gösterilen 19358,97 m2 mitkarındaki taşınmaz ile krokide "B" ile gösterilen 19075,72 m2 miktarındaki taşınmazın davacı ... adına tapuda en son parsel numarası verilmek suretiyle tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş olup; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava konusu edilen yerlere ilişkin 05.07.2021 tarihinde 3402 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesine göre tespit tutanağı düzenlendiği ve eldeki dava sebebiyle Kadastro Müdürlüğünce davalıdır şerhi verilerek tutanak aslının Kadastro Mahkemesine devredildiği ve Asliye Hukuk Mahkemesine bilgi verildiği anlaşılmıştır.

Davacı vekili, dava dilekçesinde belirttiği, 1963 yılında yapılan tapulama çalışmalarında tescil harici bırakılan 60.000 m2 miktarlı taşınmazın müvekkili tarafından 40 yılı aşkın zamandır kullanıldığını belirterek, bahsi geçen taşınmazın müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece ilk olarak davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 28.09.2012 tarihli kararı ile dava konusu yerin hangi tarihte ve hangi nitelikte tescil harici bırakıldığının Tapu ve Kadastro Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorulması, dava tarihinden geriye doğru imar ihya tarihinin net bir biçimde belirlenmesi, mahallinde keşif yapılarak usulünce zilyetlik araştırması yapılması gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyma kararı verilerek devam eden yargılama neticesinde davanın kabulü ile ...., İli ...., İlçesi ...., Mevkiinde bulunan hudutları 1398,1399,1400 nolu parseller ile çevrili 03.03.2014 tarihli fen bilirkişileri ....., ve ...'nun hazırlamış olduğu raporun krokisinde "A" ile gösterilen 19358,97 m2 miktarındaki taşınmaz ile krokide "B" ile gösterilen 19075,72 m2 miktarındaki taşınmazın davacı ... adına en son parsel numarası verilmek suretiyle tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş olup; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde 13.10.1997 tarihinde askı yoluyla ilan edilerek kesinleşen 6831 sayılı Kanun’un 1. maddesine göre yapılan orman kadastrosu, 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/b madde uygulaması ve 509 sayılı Kanun’a göre yapılan tapulama çalışması vardır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 26. maddesi hükmüne göre, bir taşınmaz hakkında kadastro tutanağının düzenlenmesi ile Kadastro Mahkemesinin görevinin başlayacağı, 27. maddesi hükmüne göre de, mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan veya henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevinin sona ereceği, dava dosyalarının re'sen kadastro mahkemesine devrolunacağı açıklanmıştır.

Somut olaya gelince; Mahkemece karar verildikten sonra, dava konusu yerlere ilişkin 05.07.2021 tarihinde 3402 sayılı Kanun’un Geçici 8. maddesine göre tespit tutanağı düzenlendiği anlaşılmıştır. Yapılan çalışmada, fen bilirkişileri ,...... ile ...... tarafından düzenlen 03.03.2014 tarihli krokide A ile gösterilen kısmın 650 ada 32 parsel, B ile gösterilen kısmın 650 ada 28 parsel olarak tespit edildiği ve eldeki dava sebebiyle Kadastro Müdürlüğünce davalıdır şerhi verilerek tutanak aslının Kadastro Mahkemesine devredildiği ayrıca Asliye Hukuk Mahkemesine bilgi verildiği anlaşılmıştır.

O halde; dava konusu taşınmaz hakkında 3402 sayılı Kanun’un 30. maddesi hükmünün uygulanacağı kuşkusuzdur. Bir başka anlatımla gerçek malikin kadastro mahkemesince belirlenmesi zorunludur. Yine açıklanan Kanun hükümleri uyarınca; 3402 sayılı Kanun’un 26/son ve 27/1. maddeleri uyarınca taşınmaz hakkında tutanak düzenlendiği tarihten itibaren tutanağın kesinleşmesine kadar kadastro mahkemesi görevli olarak belirlendiğine ve görev kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her hal ve aşamasında re'sen gözönünde bulundurulması gerektiğine göre Mahkemece, uyuşmazlık hakkında görevsizlik kararı verilmek suretiyle dava dosyasının görevli ve yetkili kadastro mahkemesine gönderilmesi gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

SONUÇ: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, HUMK'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 07.12.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog